
Pandemi sonrasında çalışma hayatına giren uzaktan çalışma modeli, beraberinde birçok yeni hukuki tartışmayı da gündeme getirdi. Bunların arasında dikkat çeken konulardan biri de: Evde meydana gelen bir kaza hangi durumlarda “iş kazası” olarak kabul edilir? Yargıtay’ın güncel kararları ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, bu konuda hem çalışanların hem de işverenlerin dikkat etmesi gereken önemli unsurlar bulunduğu görülmektedir.
Pandemi sonrasında çalışma hayatına giren uzaktan çalışma modeli, beraberinde birçok yeni hukuki tartışmayı da gündeme getirdi. Bunların arasında dikkat çeken konulardan biri de: Evde meydana gelen bir kaza hangi durumlarda “iş kazası” olarak kabul edilir? Yargıtay’ın güncel kararları ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, bu konuda hem çalışanların hem de işverenlerin dikkat etmesi gereken önemli unsurlar bulunduğu görülmektedir.
Evde Geçirilen Kazanın İş Kazası Sayılma Şartları
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi iş kazasının yasal tanımını yapmaktadır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir olayın iş kazası sayılabilmesi için Kanun’da sınırlı olarak belirtilen durumlardan biri kapsamında gerçekleşmesi gerekir.[1][3]
İş Kazasının Yasal Tanımı ve Sınırlı Haller (5510 sayılı Kanun m. 13)
Kanuna göre iş kazası; aşağıdaki durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylardır:
- a) İşyerinde bulunma: Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelmesi. (Kaza ile yapılan iş arasında doğrudan bir nedensellik bağı olmasa bile, olayın sırf işyerinde gerçekleşmiş olması kural olarak yeterlidir. Örn: İşyerinde dinlenme saatinde düşme, kalp krizi geçirme).
- b) İşin yürütümü: İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelmesi. (Kaza işyeri dışında gerçekleşmiş olsa bile, işverenin otoritesi altında ve işin ifası sırasında gerçekleşmişse iş kazasıdır).
- c) Görevlendirme: Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelmesi.
- d) Süt izni: Emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda geçirdiği kazalar.
- e) Servis (Taşıt) kazası: Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen kazalar.
Uygun İlliyet Bağı Kriteri
Yargıtay, iş kazasının tespitinde olayın meydana geliş şekli ile iş veya işyeri arasındaki uygun illiyet bağını temel kriter olarak kabul etmektedir.[4] Bu nedenle evden çalışma sırasında yaşanan her olay otomatik olarak iş kazası sayılmaz. Burada belirleyici olan unsur, olay ile işin arasında hukuken kabul edilebilir bir bağın bulunup bulunmadığıdır.
Bu kapsamda evden çalışma sırasında yaşanan olaylar iki ayrı grupta değerlendirilebilir:
İş Kazası Sayılacak Haller: İşçinin mesai saatleri içinde iş bilgisayarından elektrik akımına kapılması, işle ilgili bir görüşme yaparken takılıp düşmesi iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay’ın, işyerinde dinlenme süresi veya ihtiyaç molası sırasında meydana gelen kazaları iş kazası kabul eden yerleşik yaklaşımı, uzaktan çalışma bakımından da kıyasen uygulanmaktadır.
İş Kazası Sayılmayacak Haller: Bunun yanında işçinin mesai saatleri içinde dahi olsa işini tamamen bırakarak özel işlerine yönelmesi halinde illiyet bağının kesildiği kabul edilmektedir.[4] Örneğin çalışanın markete gitmesi, ev temizliği yaparken düşmesi veya tamamen kişisel bir işle uğraşırken yaralanması durumunda, olay ile iş arasındaki bağ ortadan kalktığından bu tür kazalar iş kazası olarak değerlendirilmez.
İşverenin Uzaktan Çalışmada İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Sorumluluğu
İşçinin evden çalışıyor olması, işverenin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’ndan doğan gözetim ve koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Nitekim 4857 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi ile 10.03.2021 tarihli Uzaktan Çalışma Yönetmeliği’nin 12. maddesi, işverenin bu konudaki sorumluluklarını açık biçimde düzenlemektedir.
Bilgilendirme ve Eğitim
İşveren, uzaktan çalışan işçinin yaptığı işin niteliğini dikkate alarak gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini vermekle yükümlüdür. Ekranlı araçlarla çalışma, ergonomi, kablo düzeni ve benzeri konularda çalışanların bilgilendirilmesi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Ekipman Güvenliği
İşveren tarafından sağlanan bilgisayar, monitör, adaptör veya ofis ekipmanlarının güvenliğinden işveren sorumludur. Örneğin arızalı bir adaptör nedeniyle meydana gelen yaralanmalarda doğrudan işverenin kusuru gündeme gelebilir.
Sağlık Gözetimi
İşveren, uzaktan çalışan işçinin sağlık gözetimini sağlamakla da yükümlüdür.
Yargıtay İçtihatlarına Göre İş Kazasının Kurucu Unsurları
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi kararlarında[1][3], bir olayın iş kazası olarak nitelendirilebilmesi için şu dört unsurun birlikte gerçekleşmesi şart koşulmaktadır. Aynı ilkeler Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da benimsenmektedir[12][13][14]:
- Sigortalılık Unsuru: Kazaya uğrayan kişinin olay tarihinde 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı vasfını taşıması.
- Zaman ve Mekan Unsuru: Kazanın, Kanun’un 13. maddesinde sayılan beş halden (yukarıda a, b, c, d, e bentleri) en az birinin sınırları içerisinde gerçekleşmesi.
- Zarar Unsuru: Sigortalının kaza sonucunda hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale gelmesi (zarara uğraması).
- Uygun İlliyet (Nedensellik) Bağı: Gerçekleşen kaza ile ortaya çıkan bedeni/ruhi zarar arasında uygun bir illiyet bağının bulunması.
İspat Yükü ve Re’sen Araştırma İlkesi
Kural olarak, bir olayın iş kazası olduğunu iddia eden taraf (işçi veya hak sahipleri), bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür (TMK m. 6). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, davacı taraf iddiasını zaman, mekan ve içerik olarak somutlaştırmak zorundadır.[7] Ancak iş kazasının tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemeler yalnızca tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmaz. Yargıtay, hakimin re’sen (kendiliğinden) araştırma ilkesi çerçevesinde gerçeği hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarması gerektiğini vurgulamaktadır.[7][10]
Yargıtay’ın Aradığı Temel İspat Araçları (Deliller)
İş kazasının ispatında her türlü delile başvurulabilir. Ancak Yargıtay, olayın işin yürütümü sırasında veya işyerinde gerçekleştiğine dair illiyet bağının kurulabilmesi için bazı spesifik delillerin toplanmasını isteyebilir:
- Bordro ve Komşu İşyeri Tanık Beyanları: Yargıtay, iş kazasının ispatında sıradan tanıkların (örneğin akraba veya arkadaşların) beyanlarını tek başına yeterli görmez. Olayın gerçekleştiği tarihte davalı işyerinde resmi olarak kayıtlı çalışan “bordro tanıklarının” dinlenmesi zorunludur. Eğer bordro tanığı yoksa veya beyanları çelişkiliyse, o bölgedeki “komşu işyeri tanıklarının” tespit edilip dinlenmesi gerekir.[11]
- Hastane ve Acil Servis Kayıtları: Kazadan hemen sonra başvurulan sağlık kuruluşundaki ilk kayıtlar kritik önem taşır. İşçinin acil servise başvurduğunda olayın oluş şeklini nasıl anlattığı (adli vaka/iş kazası olarak yazdırıp yazdırmadığı) mahkemelerce ilk incelenen hususlardandır.[10]
- SGK Tahkikat Dosyası ve Tutanaklar: Olayın hemen ardından işyerinde tutulan kaza tutanakları, kolluk kuvvetlerinin (polis/jandarma) fezlekeleri ve SGK denetmenleri tarafından hazırlanan tahkikat raporları en güçlü ispat araçlarıdır.
Uzaktan (Evden) Çalışmada İspat Sorunu ve Çözüm Yolları
Evden çalışma modelinde, kazanın mesai saatleri içinde ve işin yürütümü sırasında meydana geldiğini (illiyet bağını) ispatlamak, geleneksel işyerlerine kıyasla çok daha zordur. Ev ortamında “bordro tanığı” veya “kamera kaydı” bulunmaması, ispat yükünü tamamen dijital ve belgesel delillere kaydırır. Uzaktan çalışmada iş kazasının ispatı için şu hususlar belirleyicidir:
- Dijital Ayak İzleri (Log Kayıtları): Kazanın gerçekleştiği iddia edilen saatte işçinin sistemde aktif olup olmadığı, VPN giriş-çıkış saatleri, gönderilen e-postalar veya yazışma programlarındaki (Teams, Slack vb.) çevrimiçi durumu, olayın mesai/iş ifası sırasında gerçekleştiğinin en somut ispatıdır.
- Anında Bildirim (Eşzamanlılık): Evde kaza geçiren işçinin, olayı mümkün olan en kısa sürede (örneğin WhatsApp üzerinden veya telefonla) yöneticisine veya mesai arkadaşlarına bildirmesi ispat açısından kritiktir. Kazanın üzerinden günler geçtikten sonra yapılan bildirimler, illiyet bağının ispatını zayıflatır.
- İşin Niteliği ile Kazanın Uyumu: Evde geçirilen kazanın oluş şekli ile yapılan işin niteliği uyumlu olmalıdır. Örneğin; bilgisayar başında veri girişi yapan bir işçinin, mesai saatinde evinin çatısını tamir ederken düşmesi durumunda illiyet bağı kesileceğinden iş kazası ispatlanamaz. Ancak iş bilgisayarının kablosuna takılıp düşme veya işle ilgili bir telefon görüşmesi yaparken ayağı kayıp düşme durumları, tıbbi raporlar ve dijital verilerle desteklendiğinde iş kazası olarak ispatlanabilir.
Avukatlar İçin Pratik Çıkarımlar ve İspat Stratejisi
- Risk Değerlendirme Raporları: Kazanın meydana geldiği makine/alan ile ilgili önceden yapılmış risk değerlendirme raporunun dosyaya sunulması işveren vekili için en güçlü savunma aracıdır.
- İhtar ve Tutanaklar: İşçinin daha önce İSG kurallarını ihlal ettiğine dair tutulmuş tutanaklar ve verilmiş uyarı cezaları, işverenin “denetim yükümlülüğünü” fiilen yerine getirdiğinin en somut ispatıdır.
- Uzaktan Çalışma Logları: Evden çalışma kazalarında, kazanın tam saatinde işçinin sistemde (VPN, e-posta, şirket içi yazışma programları) aktif olduğunu gösteren deliller önemlidir.
- İş Kazası Bildirimi: Evden çalışan işçinin mesai saatleri içinde geçirdiği ve işin yürütümüyle illiyet bağı kurulabilen kazalar derhal SGK’ya iş kazası olarak bildirilmelidir. Bildirim yükümlülüğünün ihlali idari para cezasına yol açar.
- Sözleşmesel Tedbirler: Müvekkil işverenlerin risklerini minimize etmek adına; uzaktan çalışma sözleşmelerine detaylı İSG maddeleri eklenmesi, işçilere “Uzaktan Çalışma İSG Talimatnamesi” imzalatılması ve periyodik online ergonomi eğitimleri verilerek bunların kayıt altına alınması hukuki bir zorunluluktur.
- Ev Ortamının Denetimi: İşverenin işçinin evini doğrudan denetleme yetkisi konut dokunulmazlığı nedeniyle bulunmadığından, işçiden çalışma ortamının (masa, sandalye, aydınlatma) İSG standartlarına uygun olduğuna dair yazılı ve fotoğraflı beyan/taahhütname alınması olası uyuşmazlıklarda işverenin kusursuzluğunu ispat açısından kritik önem taşır.
Kaynakça ve Dipnotlar
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/12986, K. 2019/1506. ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/16026, K. 2019/1327. ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/706, K. 2016/4882. ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/11561, K. 2018/8302. ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/7681, K. 2016/13858. ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/16518, K. 2017/4933. ↩
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/15416, K. 2017/4273. ↩
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/18006, K. 2018/1492. ↩
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/18457, K. 2017/5992. ↩