Hukukçular Yapay Zekadan Korkmalı mı? Hukuk Teknolojilerinde Etik Krizi

Mert Salih Kavun - Kamu Hukuku Yüksek Lisans Öğrencisi
Hukukçular Yapay Zekadan Korkmalı mı? Hukuk Teknolojilerinde Etik Krizi

Mahkemeden Algoritmaya – YZ'nin Hukuk Mesleğine Etkisi

Günümüzde yapay zekâ (YZ), insan benzeri düşünme, öğrenme ve karar verme yeteneklerini taklit eden bir teknoloji olarak hukuk sektörü dahil pek çok alanda etkisini göstermektedir. Hukuk teknolojileri (LegalTech), dijital araçlar ve yazılımlar aracılığıyla hukuki hizmetleri daha hızlı, verimli ve doğru bir şekilde sunmayı amaçlar. YZ'nin LegalTech'e entegrasyonu, hukuki süreçlerin otomasyonunu sağlayarak, hukukçulara belge inceleme, dava tahminleri ve sözleşme analizi gibi süreçlerde büyük kolaylık sağlamaktadır.

Ancak bu teknolojik ilerleme, hukukçular arasında bir korkuyu da beraberinde getirmektedir: "Acaba YZ, bizim yerimizi alacak mı?"

YZ'nin hukuk alanındaki kullanımı, hız ve verimlilik sağlarken , şeffaflık, tarafsızlık, adalet ve hesap verebilirlik gibi etik ilkeleri de gündeme getirerek yeni hukuki sorunları beraberinde getirmektedir.

1. YZ ve LegalTech: Avantajlar, Kullanım Alanları ve Riskler

Hukuk teknolojileri pazarının önümüzdeki on yıl boyunca önemli bir büyüme kaydetmesi beklenmektedir. 2024'te 29,60 milyar ABD doları olan pazarın, 2034'e kadar 68,04 milyar ABD dolarına ulaşması beklenmektedir. Bu büyüme, hukuk mesleğindeki dijital dönüşüm ihtiyacından kaynaklanmaktadır.

1.1 YZ'nin Hukukta Kullanım Alanları

Günümüzde, hukuk teknolojisi araçları, avukatların işlerini daha doğru ve verimli bir şekilde yapmalarını mümkün kılarak hukuk firmalarının daha fazla müvekkile daha düşük maliyetle hizmet vermelerini sağlamaktadır

Ancak belirtmek gerekir ki YZ tabanlı hukuk teknolojileri, yalnızca avukatlara değil; hakim, savcı, akademisyen ve hukuk öğrencileri gibi tüm paydaşlara fayda sağlamaktadır.

  • Dava Tahmini: Geçmiş davalardan elde edilen verilerle benzer davaların sonuçlarını tahmin etme ve hukuki stratejileri bu doğrultuda şekillendirme imkânı sunar.

  • Hukuki Araştırma ve İçtihat Tarama: Mevzuat ve emsal kararlar arasındaki ilişkileri analiz ederek, hukukçuların zaman kaybetmeden gerekli kararlara ulaşmasını sağlar.

  • Belge Otomasyonu: Dilekçe, sözleşme taslağı ve icra işlemlerinin hızlı ve hatasız bir şekilde oluşturulmasını sağlar.

  • Hukuk Asistanları: Ross (IBM) gibi YZ yazılımları, hukuki kaynakları tarayarak güncel değişikliklere göre yanıtlar verir

1.2 YZ Hukukunda Temel Riskler ve Etik Kriz

A. Algoritmik Önyargı ve Eşitlik İlkesi İhlali

YZ sistemlerinin eğitiminde kullanılan büyük veri setleri, geçmişteki yapısal eşitsizlikleri (örneğin cinsiyet veya ırk temelli ayrımcılıkları) taşıyorsa, YZ bu önyargıları öğrenmekte ve gelecekteki kararlarına yansıtmaktadır.

B. Kara Kutu Sorunu ve Hesap Verebilirlik

Derin öğrenme teknikleriyle donatılmış YZ'ler, kararlarını kendi başlarına değerlendirebilme yeteneğine sahip olsa da , bu algoritmaların işleyişinin tam olarak anlaşılamaması ("kara kutu" etkisi) denetimi zorlaştırmaktadır. Hukuki kararların gerekçelendirilmesi ve denetlenmesi açısından bu durum büyük sorun yaratır.

C. Veri Gizliliği ve Güvenlik

YZ'nin büyük veri setleriyle eğitilmesi, gizlilik ve veriye erişim hakları arasında bir denge kurulmasını zorunlu kılar. Başarılı sonuçlar elde etmek adına gizlilik kurallarından taviz verilmesi söz konusu olabilir. Ayrıca, bu verilerin üçüncü taraflarla (istihbarat, devlet kurumları) paylaşılması riski de ciddi bir endişe kaynağıdır.

2. Hukukun Cevabı: YZ Etiği ve Uluslararası Regülasyonlar

Küresel düzeyde, YZ’nin etik kullanımı hukuki düzenlemelerle şekillenmektedir. YZ etiği, algoritmaların dahil olduğu teknik ve sosyal sistemlerin etik çerçevede incelenmesini içeren uygulamalı bir etik dalıdır.

2.1 YZ Etiği Kılavuzları

Uluslararası kuruluşlar, YZ'nin insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti ile uyumlu bir şekilde kullanılmasını sağlamak için önemli ilkeler belirlemiştir:

2.2 Yargıda YZ Kullanımına Dair Hukuki Çerçeveler

A. AB Yapay Zekâ Yasası (AI Act)

Yapay Zekâ Yasası (AI Act), yapay zekâ sistemlerinin düzenlenmesinde risk temelli bir yaklaşım benimseyen küresel çapta öncü bir adımdır. Bu yasanın temel mantığı, YZ sisteminin insan sağlığı, güvenliği ve temel haklar üzerindeki risk seviyesine göre yükümlülüklerin belirlenmesidir.

Yasa, YZ uygulamalarını dört ana kategoriye ayırarak bu riskleri yönetmeyi amaçlar:

  • Minimal Risk (Spam Filtreleri): Haklar veya güvenlik açısından en düşük riski taşıyan sistemlerdir (örneğin spam engelleyiciler veya YZ destekli eğlence uygulamaları). Bu kategorideki uygulamalar minimum düzeyde yasal kısıtlamaya tabidir.

  • Sınırlı Risk (Chatbot'lar): Kullanıcılarla doğrudan etkileşim kuran ve onların seçimlerini etkileyebilecek sistemlerdir (örneğin sohbet robotları/sanal asistanlar). Bu sistemlerin temel yükümlülüğü, kullanıcılara YZ kullandıklarını açıkça belirterek şeffaf olmalarıdır.

  • Yüksek Risk (İstihdam ve Yargı): Temel haklara ve kritik altyapıya zarar verme potansiyeli en yüksek olan sistemlerdir. Hukuk teknolojileri için bu kategori kritik öneme sahiptir; çünkü işe alım prosedürleri (CV sıralama yazılımları), kredi puanlaması, kolluk kuvvetleri ve yargı süreçlerinde kullanılan YZ sistemleri bu sınıfa girer.

Yüksek Riskli Sistemlere Getirilen Zorunluluklar: Bu tür sistemler piyasaya sürülmeden önce, katı uyumluluk gerekliliklerine tabidir. Bunlar arasında; risk değerlendirmesi, yüksek doğruluk, sağlamlık, siber güvenlik önlemleri, uygun insan gözetimi ve şeffaflık yükümlülükleri bulunur.

  • Kabul Edilemez Risk (Yasaklı Uygulamalar): AB Yapay Zekâ Yasası'nın temel haklara ve demokrasiye potansiyel tehdit oluşturduğu gerekçesiyle doğrudan yasakladığı uygulamalardır. Bunlara örnek olarak; kullanıcıların özgür iradesini atlatmak için insan davranışını manipüle eden YZ sistemleri, kamusal alanlarda biyometrik tanımlama ve işyerinde YZ güdümlü duygu tanıma yer almaktadır.

B. Avrupa Konseyi Çerçeve Sözleşmesi (AK)

17 Mayıs 2024'te kabul edilen bu sözleşme, YZ ve insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında uluslararası düzeyde hukuki bağlayıcılığı olan ilk anlaşmadır. Sözleşme, YZ sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi, kullanımı ve sonlandırılması süreçlerinde şeffaflık, hesap verebilirlik ve kişisel verilerin korunması gibi temel ilkeleri zorunlu kılmaktadır.

3. Tartışma: Robot Hâkimler ve Algoritmik Adalet

YZ'nin hukuk sistemindeki en radikal tartışma konusu ise, hâkimin yerini alacak robot hâkimler (Robohâkim) fikridir.

3.1 Neden YZ Hâkim Olmalı? (Avantajlar)

YZ’nin adalet sisteminde kullanılması gerektiğini savunanlara göre; bu süreç, insan faktöründen kaynaklanan hatalı kararların önüne geçebilir. Zira insan hâkimlerin önyargı, yorgunluk, hastalık veya duygusal durum bozukluğu gibi fizyolojik etkenlerle, ya da güncel teknik bilgilere vâkıf olamama nedeniyle hatalı karar verme riski bulunmaktadır. Yapay zekâ bu riskleri ortadan kaldırarak herkese aynı kalitede ve eşit olarak uygulanacak hızlı ve etkili bir adalet sistemi vadeder.

3.2 Neden YZ Hâkim Olamaz? (Riskler)

Ancak belirtmek gerekir ki, literatürde robohâkim fikrine sert bir şekilde karşı çıkan görüşler de bulunmaktadır. Birtane (2024) bu konuda şunları söylemektedir:

Anayasa’ya göre yargı yetkisi, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Hâkimin yerine YZ tarafından karar verilmesi yetki kurallarına aykırı olacaktır."

Uzlaşma Noktası: YZ, hâkimlere yardımcı destekleyici sistemler (içtihat tarama, karar taslakları hazırlama) olarak kullanılmalıdır. Estonya'daki gibi projelerde, YZ bir karar verse bile, nihai kararların insan gözetiminde oluşturulması esastır.

Sonuç: Hukukçular YZ'den Korkmak Yerine Uzmanlaşmalı

Hukuk teknolojileri, hukuk sisteminde devrim niteliğinde değişiklikler yaratma potansiyeli taşımaktadır. YZ, rutin işleri (dava yönetimi, doküman inceleme) otomatikleştirerek, hukukçuların iş yükünü azaltmakta ve onları daha stratejik, yaratıcı ve karmaşık hukuki analize odaklanmaya yönlendirmektedir.

Korkulması gereken, YZ'nin kendisi değil; şeffaf olmayan, önyargılı verilerle eğitilmiş YZ'nin denetimsiz kullanımıdır. AB Yapay Zekâ Yasası ve Avrupa Konseyi Çerçeve Sözleşmesi gibi düzenlemeler de bu riskleri azaltmayı hedeflemektedir.

Dijital çağda sürdürülebilir başarı için, hukukçuların teknolojiye ayak uydurması, YZ etiği ve hukuk teknolojileri konusunda uzmanlaşması artık bir zorunluluktur. YZ, hukuk mesleğini sonlandırmayacak; aksine, daha etkili, verimli ve adil bir adalet sistemine giden yolda en güçlü araç olacaktır.

Sorularınız mı var? Bizimle iletişime geçin.

İletişime Geç