Hazine Taşınmazı Üzerine Yapılan Kaçak Yapıların Durumu ve Ecrimisil

HAZİNE ARAZİSİ ÜZERİNDEKİ KAÇAK YAPININ HUKUKİ DURUMU

Türkiye’de hızlı kentleşme, göç dalgaları ve barınma ihtiyacının tarihsel gelişimi, mülkiyeti Devlete (Hazineye) ait olan taşınmazlar üzerinde izinsiz yapılaşma (gecekondu ve kaçak yapı) sorununu kronik bir hale getirmiştir. Birçok vatandaşımız, uzun yıllardır üzerinde yaşadığı, ev veya işyeri inşa ettiği Hazine arazilerinin hukuki statüsü, karşılaştıkları yüksek ecrimisil (işgaliye) bedelleri ve bu arazileri nasıl kendi adlarına tescil ettirebilecekleri konusunda ciddi hukuki belirsizlikler yaşamaktadır. Öncelikle, Hazine arazisi üzerindeki kaçak yapının hukuki durumunu Türk Medeni Kanunu (“TMK”) ekseninde netleştirmek gerekir. TMK’nın 718. maddesinde düzenlenen “Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.” hükmü gereğince, Türk hukukunda “üst arza tabidir” (superficies solo cedit) ilkesi geçerlidir. Yani, bir arazinin mülkiyeti kime aitse, o arazinin üzerine inşa edilen yapının mülkiyeti de kural olarak arazi sahibine aittir. Bu ilke ışığında, Hazineye ait bir taşınmaz üzerine idarenin izni ve tahsisi olmaksızın yapı inşa eden kişi, yapının maliki sıfatını kazanamaz. Hukuken bu kişi, TMK madde 722 kapsamında “haksız inşaat” yapan konumundadır ve idare hukuku ile eşya hukuku terminolojisinde “fuzuli şagil” (haksız işgalci) olarak adlandırılır. Fuzuli şagil, başkasına ait bir taşınmazı hiçbir hukuki geçerliliği olan sözleşmeye veya kanuni bir hakka dayanmaksızın elinde bulunduran, kullanan kişidir. Hazine arazisinde kaçak yapısı bulunan vatandaşlar, hukuken iki temel sorunla karşı karşıya kalmaktadır:

  1. İdarenin (Milli Emlak) geriye dönük kullanım bedeli olarak talep ettiği Ecrimisil İhbarnameleri.
  2. Üzerinde yapı bulunan bu taşınmazın mülkiyetinin yasal yollarla nasıl kazanılabileceği (4706 sayılı Kanun kapsamında satın alma hakkı).

Bu makalede, Yargıtay ve Danıştay’ın güncel içtihatları ışığında, ecrimisil ihbarnamelerine karşı başvuru yollarını ve 4706 sayılı Kanun uyarınca Hazine taşınmazlarının kullanıcısına doğrudan satış prosedürünü adım adım inceleyeceğiz.

ECRİMİSİL İHBARNAMESİ NEDİR VE HANGİ DURUMLARDA DÜZENLENİR?

Hazine arazisi üzerinde izinsiz olarak yapı inşa eden veya bu arazileri tarım, ticari faaliyet gibi amaçlarla kullanan kişilerin en sık karşılaştığı idari işlem “Ecrimisil İhbarnamesi”dir. Hukuki niteliği itibarıyla ecrimisil; bir malın, malikinin (somut olayda Hazinenin) rızası dışında ve onun bu malı kullanmamaktan doğan zararına karşılık olarak, haksız işgalciden (fuzuli şagilden) talep edilen geriye dönük haksız işgal tazminatıdır. Hazine taşınmazlarındaki işgal ve ecrimisil uygulamalarının temel yasal dayanağı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 336 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği’dir. İlgili mevzuat uyarınca, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek veya tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ecrimisil istenir.

Ecrimisil Hangi Durumlarda Düzenlenir?

Milli Emlak birimleri (veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlükleri), Hazine arazisinin işgal edildiğini tespit ettiklerinde bir “Taşınmaz Tespit Tutanağı” düzenlerler. Bu tutanakta işgalin başlangıç tarihi, işgalin türü (üzerinde bina olması, tarımsal amaçlı kullanım vb.), işgal edilen alanın yüzölçümü ve işgalcinin kimlik bilgileri yer alır. Bu tespite dayanarak, idarece oluşturulan bir komisyon tarafından taşınmazın emsal kira bedelleri, konumu ve kullanım şekli dikkate alınarak bir ecrimisil bedeli takdir edilir ve işgalciye “Ecrimisil İhbarnamesi” gönderilir.

5 Yıllık Geriye Dönük Tahsilat Kuralı

Ecrimisil uygulamasında en kritik noktalardan biri zamanaşımı süresidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Danıştay içtihatlarında istikrar kazandığı üzere, ecrimisil bir haksız fiil tazminatı niteliğinde olmakla birlikte, kira alacağına benzetilerek 5 yıllık zamanaşımına tabi tutulmuştur. İdare, işgalin tespit edildiği tarihten geriye doğru en fazla 5 yıllık süre için ecrimisil talep edebilir. İhbarnamede 5 yılı aşan bir bedel talep edilmişse, bu durum açıkça hukuka aykırıdır ve iptal sebebidir.

Ecrimisil bedelinin ödenmesi, fuzuli şagil ile Hazine arasında bir kira sözleşmesi kurulduğu anlamına gelmez. İşgalci, ecrimisili ödese dahi “kiracı” sıfatını kazanmaz ve idare her zaman 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca mülki amir (Kaymakamlık/Valilik) kanalıyla tahliye talebinde bulunabilir. Ancak aşağıda detaylandıracağımız 4706 sayılı Kanun hükümleri, bu tahliye riskini bertaraf etmenin ve mülkiyeti kazanmanın yolunu açmaktadır.

ECRİMİSİL İHBARNAMESİNE NASIL İTİRAZ EDİLİR?

Elinize Milli Emlak birimlerinden (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü veya Emlak Müdürlükleri) bir “Ecrimisil İhbarnamesi” ulaştığında, süreci doğru yönetmek hak kayıplarını önlemek adına hayati önem taşır. İhbarnamenin tebliğ edilmesiyle birlikte hukuki süreç işlemeye başlar. İşte adım adım yapmanız gerekenler:

1. Adım: Tebliğ Tarihini Not Alın ve Süreyi Kaçırmayın

Ecrimisil ihbarnamesine karşı idari itiraz süresi, ihbarnamenin size tebliğ edildiği (imza karşılığı teslim aldığınız veya muhtara bırakıldığı) tarihten itibaren 30 gündür. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. 30 gün içinde itiraz edilmemesi halinde, ihbarnamede yazan ecrimisil bedeli kesinleşir ve idare alacağını 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre (haciz, e-haciz vb. yollarla) zorla tahsil etme yoluna gidebilir.

2. Adım: İtiraz Dilekçesinin Hazırlanması ve Sunulması

İtiraz, ihbarnameyi düzenleyen idareye (İl/İlçe Milli Emlak Müdürlüğü veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) yazılı bir dilekçe ile yapılır. İtiraz dilekçesinde ileri sürülebilecek temel itiraz sebepleri şunlar olabilir:

  • İşgalin Olmadığı İddiası: Taşınmazı fiilen kullanmadığınızı veya yapının size ait olmadığını belirtebilirsiniz.
  • Yüzölçümü Hatası: İdarenin tespit ettiği işgal alanının (metrekarenin) gerçeği yansıtmadığı, fiili kullanım alanından daha büyük gösterildiği itirazı.
  • Bedelin Fahiş Olması: Takdir edilen ecrimisil bedelinin bölgedeki emsal kira bedellerine göre çok yüksek olduğu, hak ve nesafet kurallarına uymadığı iddiası.
  • Zamanaşımı İtirazı: İdarenin geriye dönük 5 yıldan daha eski bir dönem için bedel talep etmesi durumunda zamanaşımı itirazında bulunulmalıdır.

3. Adım: İdarenin Değerlendirmesi ve “Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi”

İdare, itiraz dilekçenizi aldıktan sonra komisyon marifetiyle itiraz gerekçelerinizi inceler. İtirazınız haklı bulunursa bedelde indirime gidilebilir veya ihbarname tamamen iptal edilebilir. İdarenin itiraz üzerine verdiği bu yeni karara “Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi” adı verilir. İtirazınız reddedilirse, düzeltme ihbarnamesinde eski bedel aynen korunarak size tekrar tebliğ edilir.

Ödeme İndirimleri (Dava Açmama Şartıyla)

Eğer itiraz sürecini işletmek veya dava açmak istemiyorsanız, kanunun sunduğu indirim imkanlarından yararlanabilirsiniz:

  • Peşin Ödeme İndirimi: İhbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde bedelin tamamını peşin öderseniz %20 indirim uygulanır.
  • İtirazsız Ödeme İndirimi: İdareye itiraz etmeden ve dava açmadan ödeme yapmayı kabul ederseniz (taksitli ödemeler dahil) ayrıca %15 indirim hakkınız doğar. Her iki indirim birlikte uygulandığında ciddi bir maliyet avantajı sağlanabilir. Ancak bu indirimlerden yararlanmak, işgalci statüsünü ve bedeli kabul ettiğiniz anlamına gelir.

ECRİMİSİL DÜZELTME İHBARNAMESİ VE İPTAL DAVASI NASIL AÇILIR?

İdareye yaptığınız itirazın reddedilmesi veya kısmen kabul edilmesi üzerine size gönderilen “Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesi” ile birlikte idari başvuru yolları tükenmiş olur. Artık hakkınızı arayabileceğiniz tek merci idari yargıdır.

Dava Açma Süresi ve Görevli Mahkeme

Ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin size tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açmanız gerekmektedir. Danıştay içtihatlarında istikrar kazandığı üzere, 2886 sayılı Kanun kapsamında idarenin tek yanlı ve kamu gücüne dayanarak tesis ettiği ecrimisil ihbarnameleri idari işlem niteliğinde olduğundan, bu işlemlere karşı açılacak davalarda görevli yargı kolu idari yargıdır. Davanın, taşınmazın bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesinde açılması zorunludur. Doğrudan ilk gelen “Ecrimisil İhbarnamesine” karşı dava açmak yerine, öncelikle idareye 30 gün içinde itiraz edip, idarenin cevabı olan “Ecrimisil Düzeltme İhbarnamesine” karşı dava açılması usul ekonomisi ve idari merci tecavüzü yaşanmaması adına daha sağlıklı bir yoldur.

İptal Davasında İleri Sürülebilecek Temel Gerekçeler

İdare Mahkemesinde açılacak iptal davasında, işlemin hukuka aykırılığını kanıtlamak için şu argümanlar öne sürülebilir:

  1. Emsal Araştırması Eksikliği ve Fahiş Bedel: Danıştay kararlarında sıklıkla vurgulandığı üzere, idare ecrimisil bedelini belirlerken masa başında afaki rakamlar belirleyemez. Taşınmazın bulunduğu bölgedeki emsal kira bedelleri, taşınmazın imar durumu, altyapı hizmetlerinden yararlanma durumu gibi objektif kriterler dikkate alınarak detaylı bir piyasa araştırması yapılmalıdır. Emsal araştırması yapılmadan veya eksik yapılarak belirlenen fahiş bedeller mahkemelerce iptal edilmektedir.
  2. Zamanaşımı Def’i: İdare, geriye dönük en fazla 5 yıllık ecrimisil talep edebilir. 5 yılı aşan talepler hukuka aykırıdır.
  3. İşgalin Fiilen Gerçekleşmemesi veya Yüzölçümü Hatası: Taşınmazın iddia edilen tarihlerde kullanılmadığı veya idarenin tespit tutanağında belirttiği metrekarenin fiili durumdan çok daha büyük olduğu durumlarda, mahkemece yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile bu hata kanıtlanarak işlem iptal ettirilebilir.
  4. Kusur ve Kötüniyetin Olmaması: Ecrimisil talep edilebilmesi için işgalcinin kötüniyetli olması (taşınmazın başkasına ait olduğunu bilmesi veya bilebilecek durumda olması) gerekir. Tahsis belgesi, eski tarihli tapu kaydı veya idarenin zımni muvafakatine dayanan kullanımlarda kötüniyet unsuru tartışmaya açılabilir.

Yürütmeyi Durdurma Talebi

İptal davası açmak, ecrimisil bedelinin tahsilat işlemlerini (haciz vb.) kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle, dava dilekçesinde mutlaka “Yürütmenin Durdurulması” talep edilmelidir. Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verirse, dava sonuçlanıncaya kadar idare sizden herhangi bir tahsilat yapamaz.

4706 SAYILI KANUN KAPSAMINDA HAZİNE TAŞINMAZLARININ DOĞRUDAN SATIŞI

Hazine arazisi üzerindeki yapılar nedeniyle sürekli ecrimisil ödemek, sorunu kökünden çözen bir durum değildir. İşgalci statüsünden kurtulup taşınmazın yasal maliki olmanın en temel yolu, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanmaktır.

4706 Sayılı Kanun’un Amacı ve Doğrudan Satış Mekanizması

4706 sayılı Kanun, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki atıl arazilerin ekonomiye kazandırılması, çarpık kentleşmenin önlenmesi ve uzun yıllardır bu arazileri kullanan vatandaşların mülkiyet sorunlarının çözülmesi amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Kanunun getirdiği en büyük avantaj “Doğrudan Satış” usulüdür. Normal şartlarda Hazineye ait bir taşınmaz satılmak istendiğinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihaleye çıkılması ve en yüksek teklifi verene satılması esastır. Ancak 4706 sayılı Kanun, belirli şartları taşıyan hak sahiplerine, taşınmazı ihaleye çıkarmadan, doğrudan rayiç bedel (veya kanunda öngörülen indirimli bedeller) üzerinden satın alma hakkı tanımaktadır. Bu sayede, üzerinde eviniz veya işyeriniz bulunan Hazine arazisinin bir başkası tarafından satın alınması riski ortadan kalkmaktadır.

Kaçak Yapının Resmileştirilmesi ve İmar Barışı (Yapı Kayıt Belgesi) Bağlantısı

Hazine arazisi üzerindeki kaçak yapının hukuki bir statüye kavuşması sürecinde, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. maddesi ile getirilen “İmar Barışı” düzenlemesi kritik bir rol oynamıştır. Hazine taşınmazı üzerine inşa edilmiş kaçak yapılar için süresi içinde başvurularak Yapı Kayıt Belgesi alınmış olması, 4706 sayılı Kanun kapsamındaki satın alma hakkını doğrudan tetikleyen en önemli unsurlardan biridir. Yapı Kayıt Belgesi alınan Hazine taşınmazları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından öncelikle ifraz (bölme) işlemlerine tabi tutulur. Yapının bulunduğu alan belirlenerek, bu alanın doğrudan Yapı Kayıt Belgesi sahibine satışı gerçekleştirilir. Dolayısıyla, ecrimisil ödeyen bir fuzuli şagilin elinde geçerli bir Yapı Kayıt Belgesi varsa, idarenin tahliye ve yıkım tehdidi ortadan kalktığı gibi, araziyi doğrudan satın alma hakkı da doğmuş olur.

HAK SAHİPLİĞİ ŞARTLARI: KİMLER HAZİNE ARAZİSİNİ SATIN ALABİLİR? (BAŞVURU SÜRECİ)

Hazine arazisini doğrudan satın alma hakkı, her işgalciye tanınmış mutlak bir hak değildir. 4706 sayılı Kanun ve ilgili tebliğler uyarınca, bu haktan yararlanabilmek için belirli şartların kümülatif (birlikte) olarak sağlanması gerekmektedir.

Hak Sahipliği Şartları Nelerdir?

  1. Tarih Şartı: Kanun, Hazine arazilerinin talan edilmesini önlemek amacıyla yapılaşmalar için milat tarihler belirlemiştir. Örneğin, İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi alınarak yapılacak satışlarda, yapının 31.12.2017 tarihinden önce inşa edilmiş olması zorunludur. Tarım arazilerinin satışı veya belediye mücavir alan sınırları dışındaki kullanımlar için de kanunda belirtilen (örneğin 19.07.2003 veya 31.12.2011 gibi) spesifik milat tarihlerinden önce kullanımın başlamış olması aranır.
  2. Kullanıcı/İşgalci Olma Şartı: Satın alma talebinde bulunan kişinin, taşınmazı fiilen kullanan kişi (veya kanuni mirasçısı) olması gerekir. İdare, bu durumu ecrimisil ihbarnameleri, tespit tutanakları, hava fotoğrafları veya muhtarlık kayıtları ile teyit eder.
  3. Yapı Kayıt Belgesi (Gereken Durumlarda): Üzerinde yapı bulunan taşınmazlar için 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16. maddesi uyarınca geçerli bir Yapı Kayıt Belgesi alınmış ve bedelinin tamamen ödenmiş olması şarttır.
  4. Satışa Engel Bir Durumun Bulunmaması: Taşınmazın; kıyı kenar çizgisi içinde kalmaması, orman sayılan yerlerden olmaması, özel çevre koruma bölgesi, sit alanı veya askeri yasak bölge gibi özel kanunlarla korunmuş ve satışı yasaklanmış alanlardan olmaması gerekir.

Başvuru Süreci ve Gerekli Belgeler

Hak sahipliği şartlarını taşıyan vatandaşların, taşınmazın bulunduğu yerdeki Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne (Milli Emlak Dairesi Başkanlığı/Müdürlüğü) veya ilçelerde Milli Emlak Şefliklerine yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sırasında genellikle şu belgeler talep edilir:

  • Matbu satın alma talep dilekçesi,
  • T.C. Kimlik Kartı fotokopisi,
  • Varsa Yapı Kayıt Belgesi,
  • Ecrimisil ödendiğine dair makbuzlar (kullanımı ispat açısından faydalıdır),
  • Tüzel kişiler için imza sirküleri, vergi levhası ve yetki belgesi.

Rayiç Bedel ve Ödeme Kolaylıkları

Başvuru uygun bulunduğunda, idare tarafından taşınmazın güncel piyasa koşullarına göre bir “Rayiç Bedel” (satış bedeli) takdir edilir. Hak sahibine bu bedel üzerinden tebligat yapılır. Vatandaşlara ödeme konusunda önemli kolaylıklar sağlanmıştır:

  • Peşin Ödeme İndirimi: Satış bedelinin tamamının peşin ödenmesi halinde, rayiç bedel üzerinden genellikle %20 oranında indirim uygulanır.
  • Taksit İmkanı: Peşin ödeme gücü olmayanlar için, bedelin belirli bir yüzdesi (örneğin %10 veya %25’i) peşin alınmak kaydıyla, kalan tutar kanuni faiz işletilerek 5 yıla kadar (bazı durumlarda daha uzun) taksitlendirilebilir.
  • Satış işlemi gerçekleştikten sonra, geçmişe dönük tahakkuk ettirilen ancak henüz tahsil edilmeyen ecrimisil bedelleri (Yapı Kayıt Belgesi olanlar için belgenin alındığı tarihten sonraki dönem) terkin edilir (silinir). Tahsil edilenler ise iade edilmez.

SONUÇ

Hazine taşınmazları üzerinde izinsiz yapılaşma ve kullanım, hukuki niteliği itibarıyla “haksız işgal” (fuzuli şagil) statüsü yaratsa da, kanun koyucu vatandaşların uzun yıllara dayanan barınma ve kullanım ihtiyaçlarını göz ardı etmemiştir. İdare tarafından gönderilen ecrimisil ihbarnameleri, bir yandan geçmişe dönük kullanım bedelinin tahsilini amaçlarken, diğer yandan kullanıcının idare nezdinde resmi olarak tespit edilmesini sağlamaktadır. Bu süreçte karşılaşılan hukuki sorunların çözümünde dikkat edilmesi gereken en kritik pratik notlar şunlardır:

  1. Sürelere Azami Dikkat: Ecrimisil ihbarnamesi tebliğ edildiğinde “nasıl olsa ödemem” veya “sonra hallederim” düşüncesiyle hareket etmek, telafisi imkansız zararlara yol açar. İdareye itiraz için öngörülen 30 günlük ve İdare Mahkemesinde iptal davası açmak için öngörülen 60 günlük süreler hak düşürücü niteliktedir. Bu sürelerin kaçırılması, fahiş bedellerin kesinleşmesine ve banka hesaplarınıza e-haciz konulmasına neden olabilir.
  2. Emsal Araştırması ve İptal Davası: İdarenin belirlediği ecrimisil bedelleri çoğu zaman piyasa gerçeklerinden kopuk ve fahiş olabilmektedir. İtirazın reddi halinde açılacak iptal davasında, mahkeme kanalıyla yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi, bedelin adil bir seviyeye çekilmesini veya tamamen iptalini sağlayacak en güçlü silahtır.
  3. Mülkiyeti Kazanma Fırsatı (4706 Sayılı Kanun): Ecrimisil ödemek, sizi o taşınmazın sahibi veya kiracısı yapmaz. Nihai ve kalıcı çözüm, 4706 sayılı Kanun’un sunduğu “Doğrudan Satın Alma” hakkını kullanmaktır. Özellikle Yapı Kayıt Belgesi bulunan vatandaşların, kanuni süreler içinde Milli Emlak birimlerine başvurarak taşınmazı rayiç bedel üzerinden kendi adlarına tescil ettirmeleri, hem tahliye/yıkım riskini bitirecek hem de taşınmazın yasal maliki olmalarını sağlayacaktır.

Hazine arazilerindeki mülkiyet ve ecrimisil uyuşmazlıkları; İdare Hukuku, Eşya Hukuku ve İmar Hukukunun kesiştiği, teknik detayların ve usul kurallarının yoğun olduğu karmaşık süreçlerdir. İhbarnamenin tebliğinden tapunun alınmasına kadar geçen bu hassas süreçte, hak kaybı yaşamamak ve kanuni indirim/satın alma haklarından eksiksiz yararlanmak adına mutlaka gayrimenkul ve idare hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması tavsiye edilir.

İlgili Yazılarımız

Kaynakça

Mevzuat

  • 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Resmî Gazete Tarihi: 20.01.1982, Resmî Gazete Sayısı: 17580.
  • 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu, Resmî Gazete Tarihi: 10.09.1983, Resmî Gazete Sayısı: 18161. (Madde: 75)
  • 3194 Sayılı İmar Kanunu, Resmî Gazete Tarihi: 09.05.1985, Resmî Gazete Sayısı: 18749. (Geçici Madde: 16)
  • 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Resmî Gazete Tarihi: 08.12.2001, Resmî Gazete Sayısı: 24607. (Maddeler: 718, 722)
  • 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Resmî Gazete Tarihi: 18.07.2001, Resmî Gazete Sayısı: 24466.
  • 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, Resmî Gazete Tarihi: 28.07.1953, Resmî Gazete Sayısı: 8469.
  • 336 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği, Resmî Gazete Tarihi: 30.07.2010, Resmî Gazete Sayısı: 27657.