Birilerine güvenip ortaklık yoluna girdiniz ama şirkette işler artık yürümez hale geldi ve ayrılmak mı istiyorsunuz? Sözleşmenizde zorlaştırıcı maddeler olsa bile ya da ortaklıktan ayrılma hakkı tanınmasa da Kanun sizi koruyor. Kusur şartı aranmadan sadece haklı sebeplere dayanarak ortaklığınızı bitirebilirsiniz. Bu blog yazısında haklı sebeplerin neler olduğu ve ayrıldığınızda talep edebileceğiniz hakları ele aldım.
1. Ortakların Şirketten Ayrılmasının Haklı Sebepleri Nelerdir?
Limited şirketlerde ortakların şirketten ayrılmaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 638 ve 640. maddelerinde düzenlenmiştir.
Öncelikle eğer şirket sözleşmenizde size tanınmış bir çıkma hakkı varsa sözleşmeden doğan hakkınızı kullanabilirsiniz.
Sözleşmede çıkma hakkı düzenlenmiyor veya zorlaştırıcı şartlar öne sürüyorsa dert etmeyin. Her ortak haklı nedenlere dayanarak şirketten çıkmak için dava yoluna başvurabilir. Haklı sebeple ayrılma, mahkeme kararıyla gerçekleşir. Haklı sebebin varlığını ileri sürerek mahkemeye başvurmalısınız. Mahkeme içinde bulunduğunuz durumu değerlendirecek ve buna göre karar verecektir. Mahkeme, sizi çıkarmak yerine ortaklığı zorlaştıran tarafın çıkarılmasına da karar verebilir. Haklı sebebin varlığını ispat yükü, şirketten çıkma talebinde bulunduğunuzdan dolayı size aittir.
Çıkma hakkının Kanun tarafından size tanınan mutlak bir hak olduğunu unutmayın. Şirket sözleşmesi düzenlemese bile bu hakkınızı kullanabilirsiniz. Haklı sebep kavramı her somut olay bakımından ayrı olarak düzenlenir. Genel olarak yargı kararları incelendiğinde haklı sebep kabul edilen durumlardan bazılarını inceleyelim:
a) Ortaklık İlişkisinin Devamını Katlanılmaz Kılan Durumlar (Genel İlke)
Ortaklık devam ettirilemeyecek derecede çekilmez hale geldiyse bu ilkeye dayanarak ortaklığınızı bitirebilirsiniz. Ancak burada size verilen çıkma hakkını kötüye kullanırsanız maalesef ortaklık bu ilkeye dayanarak bitirilmez. Çekilmez hale gelinen bu durum sizin hareketlerinize dayanmamalı.
Bu ilke, haklı sebebin temelini oluşturur ve diğer tüm özel durumlar bu genel çerçeveye girer. Ortaklıkta güven ilişkisinin temelinden sarsılması, ortaklar arasındaki kişisel sorunların şirket faaliyetlerini olumsuz etkilemesi gibi durumlar, ortaklığın devamını katlanılmaz hale getiren haklı sebepler olarak kabul edilir.
b) Kusur Şartı Aranmaması
Haklı sebebin varlığı için, bu duruma yol açan olaylarda sizin veya diğer ortakların kusurlu olması şart değildir. Önemli olan, ortaklık ilişkisinin devamının davacı ortak için katlanılmaz bir hal alıp almadığıdır. Ancak çıkma talebini ileri sürerken sizin kusurunuzla oluşmamış bir haklı nedenin olması TMK m.2’ye aykırılık oluşturmaması açısından gereklidir.
c) Örnek Teşkil Eden Durumlar
Örnek teşkil eden durumlar sınırlı sayıda değildir. Yargıtay içtihatları ve doktrin tarafından kabul edilen bazı tipik haklı sebepler şunlardır:
- Diğer Ortakların veya Şirket Yönetiminin Temel Yükümlülükleri İhlali
- Şirketin Amacına Ulaşmasının İmkânsız Hale Gelmesi
- Ortağın Şirket İçindeki Haklarının Sürekli ve Haksız Yere Engellenmesi
- Şirket genel kurulunun veya müdürler kurulunun sürekli olarak toplanamaması veya karar alamaması nedeniyle şirketin faaliyetlerinin durma noktasına gelmesi
- Ortağın Şirket İçindeki Statüsünün Değişmesi
- Şirketin Sürekli Zarar Etmesi ve Ortağa Ek Yükümlülükler Getirmesi
Yukarıda sayılan durumlar haklı sebebe örnek oluşturur. Sınırlı sayıda olmadığını unutmayın. Sadece yukarıdaki sebeplere dayanarak çıkma hakkınızı kullanmak zorunda değilsiniz. İçinde bulunduğunuz olay açısından ortaklığın devam edemeyeceğini gösteren diğer hareketler de çıkma sebebi oluşturabilir.
2. Ortaklık Bitti. Peki Şimdi Ne Olacak?
Mahkeme ortaklığı bitirdikten sonra öylece ceketimizi alıp çıkacak mıyız peki? Hayır. Kanun burada da sizi düşünüyor ve ayrılma akçesi olarak adlandırdığımız hakkınız devreye giriyor. Şimdi ayrılık akçesinin ne olduğunu ve nasıl hesaplandığını inceleyelim.
Ayrılma Akçesi Hesaplanırken Dikkate Alınan Esaslar
i. Gerçek Değer Esası: Esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkınız bulunur. Kanun’da ‘Gerçek değer’ en azından bilanço değerini ifade etmekle birlikte, Yargı kararları incelendiğinde şirket öz varlığının ortağın şirketten ayrılmasına karar verilen mahkeme karar tarihi veya bu tarihe en yakın makul bir tarihteki gerçek piyasa değeri (rayiç değer) esas alınıyor.
Şirket payının gerçek değerinin tespiti için çeşitli değerleme yöntemleri kullanılır. Mahkemeler, bu değerleme yöntemlerini uygulamak üzere genellikle bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişiler, şirketin faaliyet alanı, büyüklüğü, finansal durumu, sektör koşulları ve gelecekteki beklentileri gibi faktörleri dikkate alarak en uygun yöntem veya yöntemleri belirler ve raporlarını sunar.
ii. Hesaplamaya Esas Alınacak Unsurlar:
- Şirketin aktif ve pasifleri: Şirketin öz varlığının dönen ve duran tüm varlık unsurları ile şirketin borçları göz önüne alınarak sermaye payının rayiç değeri hesaplanmalıdır.
- Taşınmazlar için: Rayiç bedel tespiti, emsal karşılaştırma yöntemi kullanılarak yapılmalıdır. Ulusal emlak internet sitelerinden emsal araştırmaları yapılarak, aynı semtte ve benzer özellikler taşıyan taşınmazlar tespit edilmeli, olumlu ve olumsuz tüm koşullar dikkate alınmalıdır. Yerinde inceleme yapılması önem arz etmektedir.
- Demirbaşlar, Tesis Makine ve Cihazlar İçin: Keşfen incelenerek özel maliyetleri, amortisman bedelleri ve net defter değerleri tespit edilmeli ve tablolar halinde rayiç bedelleri belirlenmelidir.
iii. Kar Paylarının Dahil Edilmesi: Hakkınız olan fakat henüz dağıtılmamış kar paylarınız da ayrılma akçesine dahil edilir.
Bu unsurlar hesaplanıp ayrılma akçesinin miktarı belirlendikten sonra mahkeme, bu bedelin ödenmesi için şirketin istemi üzerine, şirketin mali durumunu gözeterek uygun bir ödeme planına bağlayabilir.
3. Özetlemek Gerekirse Eğer
Öncelikle imzalamış olduğunuz şirket sözleşmesinde çıkma düzenlenmişse bu hakkınızı kullanabilir ve ayrılma akçenizi de sözleşmede belirtilen şekilde kullanabilirsiniz.
Eğer ayrılma hakkınız sözleşmede düzenlenmemiş ise belli bir haklı sebebe dayanarak mahkemeye başvurabilirsiniz. Ortaklık bittikten sonra ise bilirkişi incelemesi sonucunda ayrılma akçesi belirlenir ve mahkeme bu bedelin ödenmesi için bir süre belirler. Ortaklıktan ayrılmadan önce dikkate alınması gereken bir diğer boyut ise şirketin kamu borçlarıdır; limited şirketin vergi ve SGK borçlarından ortakların ve müdürlerin şahsi malvarlığı ile sorumluluğunu ayrı bir yazımızda incelemiştik.
İlgili Yazılarımız
- Limited Şirket Kamu Borçlarından Ortakların ve Müdürlerin Sorumluluğu (6183 Sayılı Kanun m. 35)
- E-Haciz: Banka Hesaplarına Elektronik Haciz Uygulaması ve Borçlunun Hakları
- Karşılıksız Çek Düzenleme Suçunda Adli Para Cezası ve İnfaz Süreci
Kaynakça
Mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 638 (Haklı sebeple çıkma), m. 639 (Çıkmanın sonuçları), m. 640, m. 641 (Ayrılma akçesi), m. 642 (Ödeme şekli), m. 644 (Kıyas yoluyla uygulama)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 2 (Dürüstlük kuralı)
Yargı Kararları
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1384, K. 2024/5393
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/2815, K. 2022/2816