HMK Ön İnceleme Aşamasında Yapay Zeka Kullanımı: Adil Yargılanma ve Silahların Eşitliği

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ile yargılamanın geliştirilmesi ve usul ekonomisinin sağlanması amacıyla getirilmiş olan ön inceleme aşaması, günümüzde uygulayıcılar açısından derin tartışmalara yol açmıştır. Bir kısım yargı görevlileri, ön inceleme aşamasının amacına uygun olmadığını hatta yargılamayı yavaşlattığını savunurken; diğer yargı görevlileri ise ön inceleme aşamasının HMK’nın getirdiği en iyi kurallardan biri olduğu, yargılamayı hızlandırmaktan ziyade yargılama aşamasına düzen kazandırdığını savunmaktadır.

Ön inceleme aşamasının amacına dair bu denli farklı görüşlerin ortaya çıkmasıyla birlikte, akıllara hızla gelişen yapay zekânın ön inceleme müessesesinde kullanılıp kullanılamayacağı sorusu gelmektedir. Ancak yapay zekânın kullanılması ile birlikte doktrinde tartışılması gereken hususlardan biri de; ön inceleme aşamasının adil yargılama hakkına ve silahların eşitliği ilkesine ne denli uygun olduğu da ayrı bir tartışma konusudur.

Bu bağlamda, ön incelemede yapay zekâ kullanımı, yapılacak zorunlu işlemleri hızlandırabilir; ancak bu durum da hukuk devletinin temel kurallarından olan adil yargılanma hakkı ve silahların eşitliği ilkelerini tehlikeye atabilir mi?

1. HMK Kapsamında Ön İnceleme Aşaması Nedir?

Eski kanun döneminde sürelerin aşılması, hâkimin dava içeriği yapmadan mahkeme çıkması, dava dilekçelerinin yargılama usulünün duruşmadan önce incelenmemesi gibi sorunların önüne geçilmek için ön inceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 4. Bölümü ile yargılama aşamasına eklenmiştir.

Ön inceleme aşaması yargılama kesitlerinden layihalar teatisi aşamasından sonra ve tahkikat aşamasından önce yargılamanın ikinci aşamasını ifade etmektedir [1].

HMK’nın en önemli yeniliklerinden biri olarak kabul edilen ön inceleme aşamasının temel olarak 3 amacı bulunmaktadır. Birincisi, yargılamada esas aşamasına geçilmeden usul hukuku unsurlarının mevcudiyetinin veya yokluğunun davanın başında incelenmesi amaçlanmıştır. İkincisi, tahkikat aşamasının düzen içinde yürütülmesi için gerekli işlemlerin tamamlanması hedeflenmiştir. Üçüncüsü ise, tahkikat aşamasına geçilmeden tarafların sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmesidir [2].

Ön inceleme aşamasında hakimin tarafları dinleme isteği bulunmasıyla taraflara meşruhatlı davetiye gönderilir. Genellikle ön inceleme aşaması tek duruşmada tamamlanır; ancak m. 140/4’e göre zorunlu olan hallerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü de talep edilir [3].

2. Ön İnceleme Aşamasında Karşılaşılan Sorunlar

Ön inceleme aşaması, yargılamanın düzensiz sürdürülmesi gerçeğine karşı oluşturulan en büyük savunma aracı olarak kanun koyucu tarafından yargı sistemimize eklenmiştir. Ancak zaman içinde hâkimler arasında ön inceleme aşaması hakkında büyük tartışmalar meydana gelmiştir [4].

Ön inceleme aşamasının amacına uygun, etkili ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için hâkimlere oldukça önemli ve yoğun görevler düşmektedir. Öncelikle dosyayı dikkatlice ve titizlikle incelemelerinin yanında, 1086 sayılı HUMK döneminden kalma eski alışkanlıkların uygulanmasından kaçınmaları gerekmektedir.

Bununla birlikte, uygulamada ön inceleme aşamasının gerektirdiği yükümlülüklerin bazı hâkimler tarafından tam anlamıyla yerine getirilemediği görülmektedir. Bu sebeple, ön inceleme aşamasının bu denli büyük tartışmalara sebep olmasının en büyük nedenlerinden biri, bu görevlere uygun şekilde icra edilememesinden kaynaklanmaktadır.

Yeni HMK döneminin ve ön inceleme aşamasının kapsam yönünden farklılığı, hâkimler açısından kabul görmemiş; iş yükünü artırdığı ve usul hukukunun temel ilkelerine aykırı olduğu yönünde değerlendirilmesine sebep olmuştur.

Ön inceleme aşamasının amacına uygun şekilde gerçekleştirilememesi, akıllara yargılamada hâkimler üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla alternatif araçların kullanımını getirmektedir. Ancak hızla gelişen yapay zekâ sistemlerine, bu denli tartışılan bir müessesenin yönetiminin bırakılması fikri oldukça tartışmalıdır.

3. Yapay Zekâ Teknolojilerinin Yargılamada Kullanımları

Yapay zekâ, insana ait olan düşünme, akıl yürütme gibi yetenekleri insan eliyle yapay bir şekilde oluşturulması olarak tanımlanabilir [5]. Yapay zekâ kelimesi günümüzde veri ve algoritma ile oluşan teknolojiler için kullanılmaktadır. John McCarty’ye göre yapay zekâ, zeki yazılımlar yapma bilimi ve mühendisliği olarak anlamlandırılmış; ayrı bir varlık olarak değil, yararlanılacak, hatta insan zekâsını anlamak için kullanılacak bir bilgisayar olarak tanımlamıştır [6].

Yapay zekâ teknolojilerinin günümüzde hızla gelişmesi ve hayatın her alanında kullanılmaya başlanması ile hukuk alanında da kullanımı en büyük sorular haline gelmiştir. Yapay zekânın hukuk alanında ne kadar aktif şekilde rol aldığına dair yapılan çalışmalarda, henüz çok düşük bir orana sahip olduğu görülmektedir. Ancak yapay zekâ birçok veriyi kısa sürede analiz edebilmesi, olaylar açısından benzerlikleri ve örüntüleri tespit edebilmesi gibi özellikleri ile yargı sistemleri bakımından önemli imkanlar sunmaktadır.

Mukayeseli hukuk açısından bazı ülkelerde yapay zekâ kullanılmaya başlanmıştır. Buradaki amaç dava dosyalarını sınıflandırmak, içtihat taraması yapmak, belge incelemek, duruşma takviminin planlanması ve en önemlisi usule ilişkin eksikliklerin tespiti gibi konularda yapay zekâdan yararlanmaktadır [7].

Ön inceleme aşamasında yapay zekâdan yararlanılması HMK’nın ön inceleme için hedeflediği her türlü amacı gerçekleştirmeye yönelik büyük bir adım olarak görülebilmektedir. Ön inceleme aşamasının tahkikat aşamasından önce usuli eksiklikleri ve dava konusunun tespiti açısından var olduğu düşünüldüğünde, yapay zekânın bu kavramları gerçekleştirmede yetkin olduğu da söylenebilir. Ön inceleme aşamasında hakim kontrolü ile yapay zekânın kullanımı, dava şartlarının şekli yönden kontrolü, eksik bilgi ve belgelerin tespiti vb. tüm usul işlemlerin kontrolü ile tahkikat aşamasına daha hızlı ve daha düzenli bir şekilde geçmesine yardımcı olabilecektir. Yargılamanın daha sistematik ilerlemesine, hakimin üzerindeki yükün azalmasına ve usul ekonomisi ilkesine uygun şekilde gerçekleşmesi mümkün olacaktır [8].

Yapay zekânın hakime yardımcı ve denetime açık bir araç olarak kullanılması ön inceleme aşamasının yargılamadaki beklenen amacını gerçekleştirmesinden en büyük yardımcı araç olarak kullanılabilir.

4. Ön İnceleme Aşamasında Yapay Zekâ Kullanımının Adil Yargılanma Hakkı ve Silahların Eşitliği İlkesi Açısından Değerlendirilmesi

Ancak yapay zekâ teknolojilerinin kullanılması çeşitli hukuki ve etik sorunları da beraberinde getirmektedir. Yargılama faaliyeti sadece teknik bir süreçten ibaret değildir. Yapay zekânın ön inceleme aşamasında kullanılması durumunda akıllardaki soru adil yargılama ve silahların eşitliği ilkesi açısından ne tür sonuçlar doğuracağıdır.

Öncelikle adil yargılanma ilkesi, adil yargılama sürecinin temelini oluşturan ilkedir. Adil yargılanma hakkı, evrensel, hakkaniyete ve dürüst yargılama hakkı olarak tüm hukuk devletlerinde bulunan önemli ilkelerden biridir [9]. AİHM ve Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Adil yargılama ilkesinin temel unsurlarından olan silahların eşitliği ilkesi ise; AİHM içtihatlarına göre, mahkeme önünde bulunan hak ve yükümlülüklerin taraflar arasında tam eşitliğin gözetilmesi ve bu gözetimin yargılama boyunca korunmasıdır [10].

Ön inceleme aşamasında yapay zekâ kullanımı ile hızlanan ve düzen içinde gerçekleşen yargılanma bakımından avantaj sağlaması hakkın ulaşımının hızlanması açısından adil yargılanma hakkına fayda sağlayabilir. Bununla birlikte yapay zekâ kullanımının adil yargılanma hakkı bakımından da çeşitli riskler taşıdığı da görülmektedir. Örneğin taraflar, yapay zekânın kendileri hakkında yargılamayı ne şekilde yapacağını bilememesi şeffaflık ilkesine aykırılık oluşturabilir. Yargılamanın ne şekilde görüleceğini teknolojik bilgisi yüksek tarafın bulunması ancak diğer tarafın teknolojik bilgisinin bulunmaması silahların eşitliği ilkesine aykırılık oluşturmaktadır.

Öte yandan yapay zekâ sisteminin kodlamasının özensiz veya hakim tarafından kontrolün önemsenmemesi veya geçmiş verilere dayanarak sonuç üretmesi hatalı uygulamalara neden olabilir. Bu durumlar hem tarafsızlık hem de eşitlik ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır. Bu sebeple ön inceleme aşamasında yapay zekânın kullanımı her ne kadar yardımcı araç niteliğinde olsa da sıkı güvenceler altında bulunması gerekmektedir [11]. Yapay zekâ kaynaklı hataların yargı pratiğinde yol açabileceği somut sonuçları Kızılcahamam Vakası: Uydurulan Yargıtay Künyeleri yazımızda ayrıntılı olarak incelemiştik.

Sonuç: Yapay Zeka ile Harmanlanmış Güvenilir bir Ön İnceleme Aşaması Oluşturmak

Ön inceleme aşaması yargılamanın sadece teknik faaliyet açısından incelenmesi değil, yargılamanın bir düzen içerisinde ilerlemesi için hukukumuza getirilmiş olan bir yargılama aşamasıdır. Ön inceleme aşaması açısından hâkimler arasında yaşanan tartışmaları sona erdirmek ve yargılamanın daha fazla uzamasını engellemek amacıyla hızla gelişen yapay zekâ teknolojilerinden yararlanmak faydalı olacaktır. Ancak yargılama faaliyeti teknik bir süreçten ibaret değildir. Hakkaniyet, somut olayı değerlendirme, davranış yorumlama ve en önemlisi olan vicdani kanaat unsurları hâkim tarafından yerine getirilen asli unsurlardır. Bu nedenle ön inceleme aşamasında hâkimin yerine geçen karar verici olarak değil; sadece hâkime yardımcı, düzeni ve yargılamadaki pürüzleri gidermek için kullanılan denetime açık bir araç olarak kullanılmalıdır [12].

İlgili Yazılarımız

Kaynakça

Dipnotlar

  • [1] Ermenek, s. 136-175
  • [2] Atalı/Ermenek/Erdoğan, s. 428-432
  • [3] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107, s. 31
  • [4] Eroğlu, s. 139-177
  • [5] Yapay ve zeka kavramlarının sözlük anlamları için bkz. Türk Dil Kurumu, “Yapay” ve “Zeka”, Güncel Türkçe Sözlük https://sozluk.gov.tr/ s.e.t. 17.04.2026.
  • [6] Güçlütürk, s. 373-375
  • [7] Kazmaz Tepe/Akkan, s. 476-478
  • [8] Görentaş, s. 77-92
  • [9] İçeri, s. 51-53
  • [10] Yılmaz Özel, s. 268-283
  • [11] Hasırcı, s. 419-422
  • [12] Seyhan, s. 103-125

Bibliyografya

  1. ATALI, Murat / ERMENEK, İbrahim / ERDOĞAN, Ersin (2025), Medeni Usul Hukuku, 6. Baskı, Ankara, Yetkin Yayınları.
  2. BÜYÜKSAĞIŞ, Erdem (2022), “Medeni Usul Hukukunda Yapay Zekâ”, (ed.) Hasırcı, Hakan, Hukuk Perspektifinden Yapay Zeka, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık.
  3. ERMENEK, İbrahim (2011), “Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na Göre Ön İnceleme”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 2, S. 1, ss. 139-175.
  4. EROĞLU, Orhan (2020), Medeni Usul Hukukunda Ön İnceleme, 2. Baskı, Ankara, Seçkin Yayıncılık
  5. GÖRENTAŞ, Burak (2024), Sanal Yargıç, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık.
  6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), 6100 sayılı Kanun, Resmî Gazete, 04.02.2011, Sayı: 27836
  7. İŞERİ, Can (2024), Tutuklanma Tedbiri ve Tutukluluk Süreleri, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık.
  8. KAZMAZ TEPE, Büşra / AKKAN, Mine (2023), Cumhuriyetin 100. Yılında Medeni Usul ve İcra İflas Hukukumuzun Gelişim ve Değişim Süreci, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık.
  9. GÜÇLÜTÜRK, Osman Gazi (2022) Yapay Zeka ve Verinin Kullanımı, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık.
  10. SEYHAN, Serkan (2023), Yapay Zeka Teknolojileri Kapsamında İdarenin Sorumluluğu, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık.
  11. Türk Dil Kurumu, “Güncel Türkçe Sözlük”, https://sozluk.gov.tr/ s.e.t. 17.04.2026.
  12. YILMAZ ÖZEL, Nurcan (2016), Adil Yargılanma Hakkı Kriterlerinin Türk İdari Yargılama Hukuku Açısından Muhtemel ve Gerçekleşen Etkileri, 1. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık.