Yapay zeka teknolojilerinde yaşanan hızlı ve devrim niteliğindeki gelişmeler medyayı ve insanların hayatını değiştirirken bazı hukuki ve etik sorunları da beraberinde getiriyor. Bu sorunlardan en günceli, üretken yapay zeka kullanımının artışıyla beraber ortaya çıkan “Deepfake” içeriklerdir. Deepfake içerikler, kişilerin görüntü ve seslerini gerçeğe yakın olarak manipüle ederek medyalar oluşturmakta ve bu oluşturulan medyalar kimi zaman çeşitli meslek gruplarının hayatını kolaylaştıran araçlar olsa da kötü amaçlı kullanıldığında bireylerin kişilik haklarının ihlal edilmesine yol açabilmektedir. Bu ihlallerin hukuki bir temeli olup olmadığı ve bu ihlal/ihlallerden kimin/kimlerin cezai sorumluluğu olduğu yapay zekanın yaygınlaşmasının ve bilinçsiz kullanımının ortaya çıkardığı hukuki sorunlardan biridir.
1. Yapay Zeka ve Deepfake İçeriklere Genel Bakış
Öncelikle yapay zeka sonucu ortaya çıkan deepfake içeriklerin ne olduğunu incelemek, kişilik haklarını ihlal ettiği noktaları ve cezai sorumluluk atfetmeyi sağlamak açısından oldukça önemlidir. OECD tanımına göre yapay zeka sistemi; insan tarafından belirlenen hedefler doğrultusunda tahmin, öneri veya karar üretebilen makine tabanlı bir sistemdir. Deepfake içerikler ise derin öğrenme teknikleri ve yapay zeka kullanılarak oluşturulmuş, gerçek gibi görünen ve bu içeriğin sunulduğu kişilerde gerçeklik algısı yaratan bir çeşit değiştirilmiş fotoğraf, video ya da ses içeriğidir (İşliyen, M. 2023). Deepfake içerikler; kişilerin saygınlığı, onuru, aile bağları, işyerindeki statüsü gibi bir çok manevi kavrama zarar vererek kişi hayatına doğrudan müdahale edebilmektedir.
Bu içeriklerin oluşumunun yaygınlaşması, toplumda oluşan yapay zekanın ürettiklerine ve bu üretilen çıktıların sınırına yönelik olan heyecan olarak görülebilir. Yapay zekaya yönelik ilginin boyutunu somut temellere dayandırmak gerekirse; TÜİK tarafından 2025 yılında yapılan Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması verileri incelendiğinde, 2025 yılında toplumun yaklaşık %19,2’sinin yapay zekayı kullandığı; araştırma raporunun devamına bakıldığında ise yapay zekayı kullanan bireylerin %79,7’sinin yapay zekayı özel amaçları için kullandığı görülmektedir (TÜİK, 2025). Bu veriler ışığında, görüntü üretmenin özel amaçlarla kullanımın kapsamında olduğunun bilincinde olmak yerinde olacaktır.
1.2 Deepfake İçerikler Bireyi Yalnızca Dezavantajlı Konuma Mı Getirir?
Oluşturulan bu hiper-gerçekçi medya içerikleri çeşitli avantaj ve dezavantajları bünyesinde barındırır. Avantajları açısından baktığımızda deepfake ürünlerin sinema sektöründe, eğitimde ve tıp alanında kullanıma açık olduğunu ve bu kullanımların kişilik haklarına aykırılık oluşturma gibi bir amacı gütmediğini görüyoruz (Aydemir, D. 2024). Dezavantajlarına baktığımız noktada kişilik haklarını ihlal eden ve tabiri caizse “istenmeyen” deepfake ürünlerden bahsetmiş bulunuyoruz. Üretilen bu içeriklerin güncelde siyasi dezenformasyon yaratmak, kişileri cinsel objeleştirmek, üretilen sahte içerikleri gerçekten ayırt edemeyen kişileri dolandırmak gibi alanlarda kullanılarak sıkça karşımıza çıkıyor. İşte bu noktada üretilen içerikler ve bunların kişilik haklarını ihlal ettiği boyut içeriğin temelini oluşturuyor.
2. Kişilik Haklarının Tanımı ve Deepfake Özelinde Bakış
Kişilik hakları Yargıtay’a göre; “kişinin doğumla kazandığı, bağımsız varlığını ve bütünlüğünü oluşturan, hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve çalışma özgürlüğü, onuru, ismi, resmi, sırları ile aile bütünlüğü ve duygusal değerlerinin tümü kişilik haklarını oluşturur.” (Oğuzman & Barlas, 2024, par.495). Bu tanımdan yola çıktığımızda istenmeyen yani dezavantajlı deepfake içeriklerin yargıtay tanımında belirtilen kişi onuru, ismi, resmi gibi kavramları zedelediğini görebiliyoruz. Kişilik haklarının deepfake içerikler tarafından zedelenen kısmı beden bütünlüğü ile ilgili olan hakları değil; kişinin şeref ve haysiyeti ile ilgili olan haklarıdır. Şeref ve haysiyet iki unsurdan oluşur: Şeref, insan olma vasfı ile sahip olunan bir kavramken; haysiyet, kişinin toplumda edinmeye çalıştığı yer ve değerdir (Oğuzman & Barlas, 2025, par.638).
Kişiler toplumda kazandıkları bu yer ve değerleri deepfake içerikler yüzünden kaybetme riskiyle veya kimi zaman kaybetme korkusuyla karşılaşabiliyor. ESET (2024) tarafından yapılan araştırmaya göre; 2000’den fazla İngiliz vatandaşından toplanan veriler sonucunda ankete katılan vatandaşların yarısının (%50) deepfake pornografinin kurbanı olma konusunda endişeli olduğunu ve 10 kişiden 1’inin (%9) ya bunun kurbanı olduğunu, bir kurbanı tanıdığını ya da her ikisini birden yaşadığını gösterdi.
Elimizdeki verileri de kullanarak bir düşünce belirtmek gerekirse; bu kadar mağdurun veya mağdur olma korkusun bulunmasının sebebi şüphesiz ki yapay zekaların erişilebilirliğinin küresel olarak artmasıdır. Büyük teknoloji şirketlerinin kullanıma sunduğu açık kaynak yazılımlara erişimlerin kolaylaşması, kişilerin günlük hayatının bir parçası olan sosyal medya kullanımı sırasında bile kişilerin yapay zekaya erişebilmesi, teknoloji çağında yaşamaya uyum sağlayan bir toplumun yansıması olarak görülse de; yapay zeka okuryazarlığı bulunmayan kişilerce kullanım maalesef ki toplumda etik ve hukuki sorunlar oluşturabilir.
3. Cezai Sorumluluk Nedir ve Yapay Zekanın Cezai Sorumluluğu Var mıdır?
Cezai sorumluluk kavramını tanımlayabilmek için Türk Ceza Kanunu maddelerinden yola çıkmak, kavramın özünü anlamak konusunda yardımcı olacaktır. Cezai sorumluluk en temel şekliyle; kişinin kanunda suç olarak belirlenmiş kusurlu fiilinden sorumlu olması anlamına gelir. Burada bizi TCK maddelerine götürecek önemli noktalar kanunda belirtilmiş olması ve kusurunun bulunmasıdır.
Kanun koyucu TCK madde 2, 1. fıkrada der ki: “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.” Bunun yanı sıra TCK madde 21, 22 ve 23. hükümlerinde kast ve taksir kavramları üzerinden de cezai sorumluluğun kusur esasına dayandığı ortaya konmuştur.
3.1 Yapay Zekanın Cezai Sorumluluğu
Bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır. Kapsamlı farklı modelleri bünyesinde barındırdığı için Ceza hukuku profesörü Gabriel Hallevy’nin Liability for Crimes Involving Artificial Intelligence Systems kitabındaki üçlü modelden bahsetmek yerindedir. Bu çalışmada yapay zeka modellerinin hukuki sorumluluğu üç farklı modelde incelenmektedir:
- A. Dolaylı Faillik Sorumluluk Modeli: Bu modelde yapay zekanın kişiliği fikri tamamen reddedilerek yapay zekanın dolaylı fail (araç) olduğu fikri hakimdir.
- B. Olası Doğal Sonuçlardan Sorumluluk Modeli: Bu model, kullanıcı veya programlayıcının herhangi bir niyeti ve katılımı olmaksızın yapay zekanın işlediği suçları kapsayan modeldir.
- C. Doğrudan Sorumluluk Modeli: Bu modelde yapay zekanın olgusal ve zihinsel yeteneklerinin ona cezai sorumluluk yüklemek için yeterli olduğu ve bu sebepten yapay zekaya ait bir sorumluluğun, bir insana ait sorumluluktan farklı olmadığı görüşü hakimdir. (Hallevy, 2018, çev. Fincan)
Bir başka görüş olarak; Avrupa Parlamentosu tarafından yayımlanan raporun 7. maddesinde, yapay zekaya hukuki kişilik verilmesine gerek olmadığı belirtilmiştir. Yapay zeka sistemlerinin teknik açıdan hasarın veya zararın doğrudan nedeni olabileceği kabul edilmekle birlikte; karşılaşılacak sorunlarda esas sorumluluk açısından; sistemi kuran, yaygınlaştıran ve kullananların yani zincirin her bir halkasının sorumlu tutulabileceği yönünde görüş bildirilmiştir (European Parliament, 2022). Yapay zekanın suç işlenmesinde araç olarak kullanılmasının fail, illiyet bağı ve cezai sorumluluk boyutlarını ise Siber Suçlarda Yapay Zeka başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.
Sonuç: Yapay Zeka ve Yapay Zeka Çıktıları Sebebiyle İhlal Edilen Haklarda Sorumluluk
Teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği ve değiştiği dünya düzeninde karşımıza çıkan sorunlara anlık çözümler bulabilsek de; insan hayatı ve kişilik hakları söz konusu olduğunda geçici çözümler yerine yapıcı ve kalıcı çözümler geliştirmek gereklidir. Hukuk sistemlerinin farklılıkları, toplumların teknolojiye karşı gösterdikleri uyum düzeyleri ve tolerans eşiklerinin farklılıkları ortak bir çözüm yolu bulmayı zorlaştırıyor. Kullanan kaynaklar ışığında söyleyebilirim ki; kendi varlığının farkında olan yapay zeka modelleri üretilene kadar, bilinci bulunmayan programlara sorumluluk atfedebilmek günümüzde pek mümkün görünmemektedir. İhlal edilen haklar ister kişilik hakları ister mal varlığı hakları üzerinde olsun; bu hakların ihlaline yönelik fail belirlenmeden bir sorumluluk atfedebilmek mümkün değildir ve TCK yalnızca gerçek kişileri fail olarak belirlemiştir (TCK m.20). Bu sebepledir ki; gerçek kişi sayılmayan, hatta kendi öz farkındalığı ve iradesi bulunmayan yapay zeka sistemlerine herhangi bir cezai sorumluluk yükleyemeyiz.
İlgili Yazılarımız
- Siber Suçlarda Yapay Zeka
- Hukuk ve Ceza Yargılamasında Dijital Dönüşüm: WhatsApp ve Telegram Kayıtlarının Delil Niteliği
- TCK Madde 125: Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçu
Kaynakça
- Aydemir, D. (2024). Görsel İletişimde Manipülasyon: Deepfake Teknolojisi ile Hazırlanan Megafon Reklamının Göstergebilimsel Analizi. Kent Akademisi, 17(5), 1902-1924. https://doi.org/10.35674/kent.1457805
- Avrupa Parlamentosu. (2020, 5 Ekim). Yapay zeka için hukukî sorumluluk rejimine ilişkin Komisyona yönelik tavsiyeler içeren rapor (A9-0178/2020). https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/A-9-2020-0178_EN.html
- ESET. (2024, 20 Mart). Nearly two-thirds of women worry about being a victim of deepfake pornography, ESET UK research reveals. https://www.eset.com/uk/about/newsroom/press-releases/nearly-two-thirds-of-women-worry-about-being-a-victim-of-deepfake-pornography-eset-uk-research-reveals/
- European Parliament. (2020, October 5). Report with recommendations to the Commission on a civil liability regime for artificial intelligence (A9-0178/2020). https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/A-9-2020-0178_EN.html
- Hallevy, G., & Fincan, A. M. (2018). Yapay Zekaya Sahip Varlıkların Cezai Sorumluluğu – Bilim Kurgudan Yasal Toplumsal Denetime. Küresel Bakış Çeviri Hukuk Dergisi, 8(24), 111-142. https://izlik.org/JA78RA44FB
- İşliyen, M. (2023, 2 Kasım). Deepfake. İletişim Ansiklopedisi. https://iletisimansiklopedisi.com/2023/11/02/deepfake/
- OECD. (2019, May 22). Recommendation of the Council on Artificial Intelligence (OECD/LEGAL/0449). https://legalinstruments.oecd.org/en/instruments/OECD-LEGAL-0449
- Oğuzman, M. K., & Barlas, N. (2024). Kişiler hukuku (20. baskı). Vedat Kitapçılık.
- Türkiye İstatistik Kurumu. (2025). Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması. https://veriportali.tuik.gov.tr