Yapay Zekâ ve Fikri Mülkiyet: Türk Hukukunda Eser Sahipliği Statüsü ve Yasal Düzenleme İhtiyacı

Giriş

Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ışığında ortaya çıkan yapay zekâ, sadece teknik bir alan olmaktan çıkmış farklı alanlara nüfuz etmiş ve beraberinde de bazı sorunlara sebebiyet vermiştir. Yapay zekânın her alana yayılması güncel hukuk düzeninin ne kadar yeterli geldiği konusunda sorular ortaya çıkarmıştır.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu bünyesinde eser kavramı, 13 Aralık 1951’de yürürlüğe girmiş ve ‘eser’ tanımı (Madde 1/B) ve eser türlerine ilişkin temel çerçeve en son 21 Şubat 2001 tarihinde 4630 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle bugünkü halini almıştır. 2001’de düzenlenen eser kavramının bugün ortaya çıkan yapay zekâ üretimi eserlere nasıl uygulanabileceği de ortaya çıkan sorunlardan biridir.

Mevcut mevzuatta düzenlenmesi gereken en temel sorunlar şunlardır: yapay zekâ üretimi eserlerin hukuki niteliği nelerdir? Bu eserlerde eser sahipliği kime aittir? Bunlar göz önüne alındığında teknolojinin gelişmesiyle beraber yapay zekânın meydana getireceği sorunlara bir yasal düzenleme getirilmesi şarttır.

Çalışmanın ilk bölümünde genel olarak yapay zekâ ve eser kavramları açıklanacak ve yapay zekâ ürünlerinin eser sayılıp sayılamayacağı incelenecektir. Ardından ikinci bölümde Türk hukukunda eser sahipliği sorunu ve yapay zekânın hukuki niteliği ele alınacaktır. Üçüncü bölümde ise mevcut yasal düzenlemeler incelenecek ve olası yasal düzenlemeler değerlendirilecektir.

1. Yapay Zekâ ve Eser Kavramı

1.1. Yapay Zekâ Nedir

Bilgisayar biliminin kurucusu kabul edilen Alan Turing, Turing testini geliştirmiş ve Turing testi makinelerin insan benzeri davranış sergileyip sergileyemeyeceğini ölçmeye yönelik bir kriter olarak kabul edilmiştir [1]. ‘Yapay zekâ’ terimi ise ilk kez John McCarthy tarafından, 1956’da Dartmouth Koleji’nde düzenlenen ilk yapay zekâ konferansında ortaya atılmıştır.

Yapay zekâ fikrinin kökeni oldukça eskiye dayanmasına rağmen literatürde genel kabul görmüş ortak bir tanımı bulunmamaktadır. Örneğin; John McCarthy, yapay zekâyı akıllı davranış üretebilen makineler oluşturma bilimi olarak tanımlar [2]. TÜBİTAK’a göre yapay zekâ, insan zekâsına özgü öğrenme, akıl yürütme ve problem çözme gibi yetenekleri taklit edebilen sistemlerdir [3]. Türk Dil Kurumu Sözlüğü ise yapay zekâyı, bir bilgisayarın, programlanabilir bir aygıtın insana benzer biçimde algılama, öğrenme, fikir yürütme, karar verme, sorun çözme, iletişim kurma vb. insana özgü işlevleri sergileyebilme yeteneği olarak tanımlar [4].

1.2. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ‘Eser’ Kavramı

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), m. 1/B-a’da hem eser kavramını hem de fikri ürünün eser sayılabilmesi için gerekli olan şartları düzenlemiştir. Buna göre; eser, sahibinin bireysel özelliklerini taşıyan ve kanunda sayılan kategorilerden birine dahil olan ürünlerdir [5]. Bir fikri ürünün eser olarak korunabilmesi için iki temel unsurun birlikte bulunması gerekir: Kanun Tarafından Belirlenen Eser Grupları Arasında Yer Almalı (Objektif Unsur) ve Sahibinin Hususiyetini Taşımalı (Sübjektif Unsur).

1.3. Yapay Zekâ Ürünleri Eser Sayılabilir Mi?

Yapay zekâ ürünlerinin eser sayılabilmesi için incelenmesi gereken husus, FSEK’in bir fikri ürünün eser sayılabilmesi için belirlediği kriterlerden subjektif unsurdur. Yapay zekâ ürünleri sahibinin hususiyetini taşıyor mu, sorusu tartışmalıdır.

Öncelikle hususiyet kavramını incelersek, eserin sahibinin kişisel özelliklerini yansıtması ve kendi fikri çabası neticesinde eserin üretildiğini belli etmelidir [6]. Bu tanıma göre, hususiyetin oluşması için kişisel özelliklerini esere yansıtan eser sahibinin yalnızca gerçek kişiler olabileceği kabul edilmiştir. Mevcut hukuk sisteminde kabul edilen iki kişi vardır: Gerçek ve tüzel kişi. Gerçek kişiden kasıt insandır [7]. Tüzel kişi ise başlı başına bir varlığı olmak üzere belli bir amaca yönelmiş olan bağımsız kişi topluluklarının hukuk düzeni tarafından tanınmasıyla ortaya çıkar [8]. Mevcut hukuk kuralları göz önüne alındığında yapay zekânın gerçek bir kişi olmadığı ortadadır. Kişiliğe haiz olmayan yapay zekânın ürettiği eserlerin bir hususiyet taşımasını ve FSEK kapsamında eser sayılabilmesi de oldukça güçtür.

2. Türk Hukukunda Eser Sahipliği Sorunu

2.1. Yapay Zekânın Hukuki Kişiliği Tartışmaları

Yapay zekâya hukuki kişilik tanınması yönünde farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu görüşlerden ilki ileri düzey yapay zekâ sistemlerinin bilinç ve irade gibi özellikler gösterebileceğini bu nedenle bu yapıya gerçek kişi statüsü tanınması gerektiğini savunur [9].

Diğer bir yaklaşım ise; yapay zekânın tüzel kişi kabul edilmesini savunur. Tüzel kişiler, başlı başına bir varlığı olan kişi toplulukları veya belli bir amaca özgülenmiş bağımsız mal topluluklarıdır [10]. Tüzel kişinin insan dışı varlık olması ve hukuk düzenince tanınması, yapay zekânın da insan dışı bir varlık olması nedeniyle tüzel kişiye benzer bir çözümle hukuk düzenince tanınabileceği bu görüşteki yazarlar tarafından ileri sürülmektedir.

Yapay zekâya özgü elektronik kişilik tanınması ise bir diğer görüştür. Bu görüş Avrupa Parlamentosu Hukuk İşleri Komisyonu tarafından yayınlanan 27 Ocak 2017 tarihli Robotikler Hakkında Medeni Hukuk Kuralları Tavsiye Raporu’nda (Report with Recommendations to The Commission on Civil Law Rules on Robotics) ortaya atılmıştır [11]. Raporda yapay zekâ için kendine özgü bir statü öngörülmüştür.

2.2. Olası Hak Sahipliği Modelleri

Yapay zekâ aracılığıyla üretilen eserlerin hak sahibinin kim olacağı konusunda ortak bir görüş bulunmamaktadır.

Bu konudaki görüşlerden birine göre; yapay zekâ tarafından meydana getirilen ürünlerin, insanlara atfedilen nitelikleri taşımaması nedeniyle mevcut fikri haklar hukukundan yararlanamayacağı ve bu ürünlerin kamu malı niteliğinde olması gerektiğini kabul ederler [12]. Yapay zekâ eserlerinin kamu malı niteliğinde olması halinde bu ürünler herkes tarafından kullanılabilecektir ki bu durum teknolojik gelişmeyi ve bu alandaki çalışmaların artmasını engelleyebilir. Çalışmaları teşvik etmek amacıyla ise ilk görüşe karşıt bir grup, yapay zekâ ürünlerinin eser kabul edilmesi gerektiğini savunur. Bu görüşü savunanlar arasında hak sahibinin kim olacağı konusunda ortak bir görüş bulunmamaktadır.

Bir diğer yaklaşım ise; yapay zekâ tarafından meydana getirilen fikri ürünlerde hak sahipliğinin eserin üzerinde tasavvuru bulunan gerçek kişilere verilebileceği yönündedir. Bu gerçek kişinin programı tasarlayan mı, yoksa o programı kullanarak ürünü meydana getiren kişi mi olduğu ayrıca bir tartışma konusudur [13].

Yapay zekânın hak sahipliğine sahip olması güncel hukuk düzenimizce, yeni bir düzenleme ile yapay zekâya bir kişilik tanınmadığı müddetçe, eser sayılabilmesinin şartlarından insana özgü nitelikleri taşımadığından sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

3. Türk Hukuku Açısından Reform İhtiyacı

3.1. Mevcut Düzenlemelerin Yetersizliği

Fikri ürünlerin korunması için en temel kanun 5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu’dur. Bu Kanunun yapay zekâ ürünlerine uygulanması açısından düzenlemeler getirmediğinden, mevcut kanunlara dayanarak bu eserlerin yapay zekâ ürünü olarak korunmasının zorluklarından yukarıda bahsedildi.

Ayrıca bu hak sahipliği sorununun yanı sıra hukuk boşluğu oluşturan diğer bir sorun ise bu eserlerin başkasının fikri mülkiyetini ihlal etmesi halinde sorumluluğun kimin olacağıdır [14]. Getirilecek düzenlemelerde ihlale karşı hukuki ve cezai yaptırımların kime karşı olacağı çözümlenmesi gereken sorunlardan biridir.

3.2. Çözüm Önerileri

Seçeneklerden biri, yapay zekâya kişilik tanınmaması ve bunun sonucunda da yapay zekâ eserleri üzerinde kimsenin hak sahipliği iddia edemeyecek olmasıdır. Ancak bu ihtimalde herkesin bu ürünleri serbestçe kullanabilmesi söz konusu olabilecek ve bunun sonucunda teknolojik gelişimde ilerlemenin yavaşlaması gündeme gelecektir. Ya da FSEK’te yapılacak düzenleme ile yapay zekâ ürünleri eser kabul edilebilir. Yapay zekânın otonom bir şekilde ürettiği eserler ve insan müdahalesi ile meydana getirdiği eserler için bir düzenleme getirilebilir.

Bir başka olasılık ise bu ürünlerin sui generis niteliğinde sayılmasıdır. Bu ürünler eser niteliği taşımadığından telif hakkı korumasına tabi olmayacaktır ancak söz konusu ürünler için yeni hukuki kategoriler oluşturulması Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü açısından da bir çözüm önerisi olarak tartışılmıştır [15]. Ayrıca yapay zekâ sistemleri için şeffaflık ve veri izlenebilirliği de sunulan çözümler arasındadır. Böylece içerik üretim süreçleri izlenebilir olup hak ihlalleri tespit edilebilir ve hukuki denetim sağlanabilir [16].

Sonuç

Yapay zekâ alanında meydana gelen gelişmeler sonucunda, bu sorunların artarak karşımıza çıkacağı muhtemeldir. Mevcut hukuk düzeninin koruma alanı dışında kalan yapay zekâ için bir düzenleme getirilmesi önem arz etmektedir.

Bu düzenleme için yapay zekânın hukuki niteliği belirlenmeli ve bununla beraber hak sahibinin kim olacağı çözüme kavuşturulmalıdır. Ortaya çıkan sorunlar için kişilerin muhatabının kim olacağı, bu eserlerin sorumluluğunun kimin olacağı da aynı düzenlemeyle açığa kavuşturulmalıdır.

Yapay zekânın sağladığı faydaların ve bu alandaki yeniliklerin korunması bir yandan da menfaatlerin korunması arasında hassas bir denge izlenmelidir. Sorunların ve çözümlerin çeşitli yaklaşımlarla ele alınması, her verinin dikkatli bir şekilde incelenip ortak yararı gözetecek yeni bir düzenleme getirilmelidir.

İlgili Yazılarımız

Kaynakça

Dipnotlar

  • [1] A. M. Turing (1950) Computing Machinery and Intelligence. Mind 49: 433-460.
  • [2] John McCarthy, What is Artificial Intelligence, 2007
  • [3] TÜBİTAK, “Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi,” TÜBİTAK Ansiklopedisi, https://ansiklopedi.tubitak.gov.tr/ansiklopedi/yapay_zekâ_ve_makine_ogrenmesi erişim tarihi: 15 Nisan 2026
  • [4] TDK, https://sozluk.gov.tr (erişim, 15.04.2026)
  • [5] 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 1
  • [6] TEKİNALP, s. 104. Aktaran: Büşra Kaynak Balta, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XXIV, Y. 2020, Sa. 3 223
  • [7] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 28
  • [8] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 47
  • [9] Kapancı, s. 149; Kara Kılıçarslan, s. 379. Aktaran: Arş. Gör. Uğur Karaca, Arş. Gör. Esra Karataş, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 2022/1
  • [10] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 47
  • [11] European Parliament, Recommendations to the Commissions on Civil Law Rules on Robotics (2015/2013(INL)) 27.01.2017, https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/A-8-20170005_EN.html, Aktaran: Arş. Gör. Uğur Karaca, Arş. Gör. Esra Karataş, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 2022/1 s. 26
  • [12] Yılmaztekin, s. 217-218; Portela, M. Iglesias/ Sharon Shamuilia/ Amanda Anderberg, Intellectual Property and Artificial Intelligence – A literature review, EUR 30017 EN, Publications Office of the European Union, Luxembourg, 2019, s. 14. Aktaran: Arş. Gör. Uğur Karaca, Arş. Gör. Esra Karataş, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 2022/1 s. 39
  • [13] Yılmaztekin, s. 232-252.
  • [14] Doç. Dr. Ş. Barış Özçelik, Yapay Zekânın Veri Koruma, Sorumluluk ve Fikri Mülkiyet Açısından Ortaya Çıkardığı Hukuki Gereksinimler, Adalet Dergisi 2022/1 66. sayı s. 109
  • [15] Barış Gözübüyük, ‘Yapay Zekânın Meydana Getirdiği Fikri Ürünlere İlişkin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri’, Kırıkkale Hukuk Mecmuası 1/1 Nisan 2021 s. 68
  • [16] Bkz. WIPO Conversation on Intellectual Property (IP) and Artificial Intelligence (AI) Eight Session 20-21.10.2023, (https://www.wipo.int/meetings/en/details.jsp?meeting_id=78188, erişim: 17.04.2025)

Literatür

  • Özdal, Mehmet Akif. Yapay Zekâ ile Üretilen Resimlerde Telif Hakkı ve Aidiyet, KDPÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Dergisi, Eylül 2024/ Cilt:1 Sayı:8
  • Özçelik, Ş. Barış. Yapay Zekânın Veri Koruma, Sorumluluk ve Fikri Mülkiyet Açısından Ortaya Çıkardığı Hukuki Gereksinimler, Adalet Dergisi 2022/1 66. sayı ss. 87-116
  • Uğur Karaca, Esra Karataş, Yapay Zekâ Tarafından Meydana Getirilen Fikri Ürünlerin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa Göre Korunması, T.C. Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 2022/1 s. 17-50
  • Gözübüyük, Barış. Yapay Zekânın Meydana Getirdiği Fikri Ürünlere İlişkin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Kırıkkale Hukuk Mecmuası 1/1 Nisan 2021
  • Sarıhan, Banu Bilge. Sinema Eserleri, Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 5/1, s. 92-121
  • Gökdemir Tamer, Tülay. Üretken (Yaratıcı) Yapay Zekâ Aracılığıyla Meydana Getirilen Bilgisayar Programlarında Hak Sahipliğinin Değerlendirilmesi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 31/1, Haziran 2025
  • Aslan, Belgin. Yaratıcılık, Orijinallik ve Hususiyet Kavramlarının Üretken Otonom Yapay Zekâ Sistemlerine Yansımaları ve Fikri Haklar Boyutuyla Değerlendirilmesi, Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, 10/1, s. 3-24, 30 Haziran 2024
  • Kaynak Balta, Büşra. Yapay Zekâ Ürünlerinin Hukuki Niteliği ve Fikri Eser Kavramı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 24/3, s. 205-230, 29 Temmuz 2020