Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ivmelenme, verilerin dijital ortamda süresiz olarak depolanabilmesi olgusunu beraberinde getirmiştir. Bu durum, bireylerin geçmişte yaşadıkları olumsuz olayların, güncelliğini yitirmiş haberlerin veya rıza dışı paylaşılan kişisel verilerin dijital hafızada kalıcı hale gelmesine sebebiyet vermektedir. Bireyin “yeni bir sayfa açma” özgürlüğünü ve itibarını zedeleyen bu kalıcılık sorunu, modern hukuk sistemlerinde “Kişisel Verilerin Silinmesi” ve “Unutulma Hakkı” kurumları ile bertaraf edilmeye çalışılmaktadır. İşbu çalışmada, internet ortamındaki içeriklerin ve arama motoru indekslerinin silinmesine yönelik hukuki mekanizmalar, güncel mevzuat ve mahkeme içtihatları ışığında incelenmektedir.
1. 6698 Sayılı KVKK Kapsamında Kişisel Verilerin İmhası
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) 7. maddesi, verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi yükümlülüğünü düzenlemektedir. İlgili hüküm uyarınca; kişisel verilerin işlenmesini gerektiren hukuka uygunluk nedenlerinin ortadan kalkması hâlinde, veri sorumlusu bu verileri resen veya ilgili kişinin talebi üzerine imha etmekle yükümlüdür. Kişisel verilerin yurt dışındaki bulut sunucularında saklanmasının hukuki boyutunu ise KVKK Uyarınca Kullanıcı Verilerini Yurt Dışı Sunucularda (Cloud) Saklamanın Hukuki Riskleri yazımızda ayrıntılı olarak incelemiştik.
Kişisel veri kavramı, bireyi belirli veya belirlenebilir kılan her türlü bilgiyi kapsar. Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da açıkça vurgulandığı üzere; kişinin adı, soyadı, fotoğrafı, adli sicil kaydı veya iletişim bilgileri kişisel veri niteliğindedir. Bu bilgilerin herkes tarafından biliniyor olması veya kolaylıkla ulaşılabilir nitelikte bulunması, rıza dışı paylaşımın hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz ve eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesi kapsamında “Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme” suçunu vücuda getirir.
2. Unutulma Hakkının Kavramsal ve Anayasal Çerçevesi
Unutulma hakkı; bireyin geçmişine ait, dijital hafızada yer alan ve zamanın geçmesiyle güncelliğini yitiren, kamu yararı barındırmayan olumsuz içeriklerin internet ortamından ve özellikle arama motoru indekslerinden çıkarılmasını talep etme hakkı olarak tanımlanmaktadır. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) kararlarında unutulma hakkı; Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen “kişinin manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı” ile 20. maddesinde güvence altına alınan “özel hayatın gizliliği” ilkeleri kapsamında anayasal bir temel üzerine inşa edilmiştir. Bir içeriğin unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilmesi için yargı mercilerince şu kriterler kümülatif olarak incelenmektedir:
- İçeriğin yayınlanmasının üzerinden geçen süre (Güncelliğin yitirilmesi),
- İçeriğin tarihi, istatistiki veya bilimsel bir değer taşıyıp taşımadığı,
- İlgili kişinin siyasetçi, sanatçı veya kamuoyuna mal olmuş bir figür olup olmadığı,
- İçeriğin yayında kalmasında üstün bir kamu yararı bulunup bulunmadığı.
3. Arama Motorlarının Hukuki Statüsü ve İndeks Silme Prosedürü
İçeriklerin doğrudan kaynak siteden (içerik sağlayıcıdan) silinmesinin fiili veya hukuki imkânsızlıklar barındırdığı durumlarda, en etkin hukuki himaye arama motoru sonuçlarından (indeksinden) çıkarılma talebiyle sağlanmaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı İlke Kararı ile arama motorları (Google, Yandex vb.) “veri sorumlusu” sıfatıyla kabul edilmiştir. Bu doğrultuda işletilecek hukuki prosedür şu şekildedir:
- Veri Sorumlusuna (Arama Motoruna) Başvuru: İlgili kişi, öncelikle arama motorunun sunduğu hukuki formlar (örneğin Google için “Avrupa Gizlilik Yasası Kapsamında Kişisel Verilerin Kaldırılması” formu) aracılığıyla URL adreslerinin indeks dışı bırakılmasını talep etmelidir.
- Kurula Şikâyet: Arama motorunun talebi reddetmesi veya 30 gün içinde zımni ret anlamına gelecek şekilde sessiz kalması halinde, KVKK m. 14 uyarınca Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yoluna gidilir. Kurul, somut olayın özelliklerine göre “kamu yararı ve güncellik” testini uygulayarak arama motoruna indeksin silinmesi yönünde idari yaptırım kararı verebilir.
4. Alternatif Hukuki Koruma Mekanizmaları
İnternet ortamındaki hukuka aykırı içeriklerin izalesi için Türk hukuk sisteminde KVKK dışındaki temel başvuru yolları şunlardır:
A) 4721 Sayılı TMK Kapsamında Hukuk Davaları
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarında da işaret edildiği üzere; 5651 sayılı Kanun yolunu tüketmek istemeyen veya bu yoldan netice alamayan kişi, genel hükümlere (TMK m. 24 ve m. 25) dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde “Kişilik Haklarına Saldırının Tespiti, Durdurulması ve İçeriğin Kaldırılması” davası ikame edebilir. Bu dava türü, aynı zamanda haksız fiil teşkil eden eylem nedeniyle doğan maddi ve manevi zararların tazmini talepleriyle birlikte de ileri sürülebilir.
B) Ceza Hukuku Boyutu
İnternet ortamında paylaşılan içerik; kişinin rızası hilafına ele geçirilmiş fotoğrafları, kimlik bilgileri veya özel yazışmaları niteliğinde ise, eylem TCK m. 136 kapsamında suç teşkil edeceğinden, Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak bir suç duyurusu ile cezai soruşturma süreci başlatılabilir.
Sonuç
Dijital çağda bireyin kişisel verileri üzerindeki geleceğini belirleme hakkı, unutulma hakkı ile somutlaşmaktadır. Hukuka aykırı veya güncelliğini yitirmiş içeriklerin izalesi sürecinde; öncelikle içerik sağlayıcıya, akabinde arama motorlarına veri sorumlusu sıfatıyla başvurulması stratejik bir öneme sahiptir.
İhlalin ağırlığına ve aciliyetine göre TMK m. 24 kapsamında açılacak tazminat ve müdahalenin men’i davaları, bireyin dijital itibarının korunmasında birbirini tamamlayan hukuki enstrümanlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
İlgili Yazılarımız
- KVKK Uyarınca Kullanıcı Verilerini Yurt Dışı Sunucularda (Cloud) Saklamanın Hukuki Riskleri
- Hukuk ve Ceza Yargılamasında Dijital Dönüşüm: WhatsApp ve Telegram Kayıtlarının Delil Niteliği
- TCK Madde 125: Sosyal Medya Üzerinden Hakaret Suçu, İspat Araçları ve Yargılama Süreci
Kaynakça
Mevzuat
- Anayasa
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Yargı Kararları
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/4006 E. 2015/18748 K.
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/6149 E. 2015/7354 K.
- Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı İlke Kararı