Anonim şirketlerde yönetim kurulunun ibra edilmemesi, Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve ilgili mevzuat çerçevesinde önemli hukuki sonuçlar doğurur. İbra, genel kurulun, yönetim kurulu üyelerinin belirli bir hesap dönemi içerisindeki faaliyetlerini ve hesaplarını onaylaması ve bu faaliyetlerden dolayı onları sorumluluktan kurtarması anlamına gelir. Ancak yönetim kurulu üyelerin ibra edilmemesi yönünde kararlar alınabilmektedir. Peki ibra edilmeme kararı yöneticiyi nasıl etkiler? İbra edilmeyen yönetici dava açabilir mi? İbra edilmemesinin şirket ve yönetici açısından hukuki sonuçları nelerdir? Yazımda bu soruların cevaplarını ele aldım.
1. İbra Edilmeme Kararının Hukuki Niteliği ve Etkisi
İbra edilmeme kararı, yöneticiyi doğrudan borca sokmaz. Bu karar, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.553 ve devamı uyarınca yöneticiye açılacak bir sorumluluk davasının ön hazırlığı niteliğindedir. Bu, yönetim kurulu üyelerinin şirkete karşı şahsen sorumlu tutulabilmelerinin önünü açar.
İbra edilmeme kararı, şirketin yöneticinin eylemlerini onaylamadığı ve faaliyetlerine güvenmediğini gösterir. Bu durum yönetim kurulu üyelerinin şirket içindeki ve piyasadaki itibarını olumsuz etkileyecektir.
İbra edilmeyen yönetim kurulu üyeleri genellikle istifa etme veya daha sonraki genel kurulda tekrardan seçilmeme riskleriyle karşılaşırlar.
2. Oylamada ‘Oy Yoksunluğu’ Kuralı ve Sınırları
Yönetim kurulu üyeleri, kendi ibralarına ilişkin genel kurul kararlarında oy kullanamazlar. Peki, ibra edilmeyen yönetici hakkında ‘sorumluluk davası açılıp açılmamasına’ ilişkin oylamada durum nedir?
Yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacağı TTK’de düzenlenmiştir. İbranın tamamlayıcı niteliğinde olan ve ibradan daha ağır bir durumu ifade eden sorumluluk davasında da oy kullanamazlar.
Yöneticilerin kendi haklarında açılacak sorumluluk davasında oy kullanmaları ve oylarının sonuca etki etmesi hali, genel kurulun kararının iptal sebebidir.
3. İbra Edilmeyen Yöneticinin Dava Hakkı Var Mıdır? İptal Davasını Ne Zaman Açabilir?
İbra edilmeyen bir yönetim kurulu üyesinin ilk hareketi, genel olarak haksızlığa uğradığını düşünerek iptal davası açmak olmaktadır. Ancak Yargıtay, ilk aşamada acele ile açılan iptal davalarını ‘hukuki yarar yokluğu’ nedeniyle usulen reddetmektedir.
İbra edilmeme kararına dayanılarak sorumluluk davası açılamaz. Sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurulun bu yönde karar alması gerekir. Sorumluluk davasının açılmasına yönelik bir karar bulunmadan veya fiilen bir dava açılmadan önce sadece ibra edilmeme kararına dayanarak bu kararın iptalini isteyemezler.
Yöneticinin eylemlerinde kusursuz olduğu yönündeki savunmaları, sorumluluk davasında tartışılır ve karara bağlanır.
4. ‘Arafta Kalma’ Sorunu: Makul Süre ve Hükmen İbra Davası
Şirket genel kurulu yöneticiyi ibra etmemiş, sorumluluk davası açılmasına da karar vermemiş veya fiilen bir dava açmamışsa ne olacak? Yönetici diken üstünde hakkında verilecek kararı mı bekleyecek?
Yargıtay bu sorunu çözmek için ‘makul süre’ ve ‘hükmen ibra’ formülü belirlemiştir. Şirket ibra etmeme kararından sonra makul bir süre içinde sorumluluk davası açmazsa, ibra edilmeyen yönetici mahkemeye başvurarak ‘hükmen ibra’ (Mahkeme kararıyla ibra edilmiş sayılma) davasını açma hakkını elde eder. Yöneticinin dikkat etmesi gereken husus, uzun bir zaman zarfı geçmeden iptal davası açması Yargıtay tarafından reddedilecektir.
Sonuç ve Pratik Notlar
Yargıtay içtihatları doğrultusunda konuyu toparlamak gerekirse:
- Şirketler Yönünden: Yönetim kurulunu ibra etmemek tek başına yeterli değildir. Şirketin zarara uğradığı düşünülüyorsa, genel kurulda yöneticiler aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde de karar alınmalı ve dava ikame edilmelidir. Bu oylamalarda ilgili yöneticiler oy kullanamaz [1].
- Yöneticiler Yönünden: İbra edilmeme kararı alındığında derhal “kararın iptali” davası açmak usulden ret ile sonuçlanacaktır [3], [4]. Doğru strateji; şirketin sorumluluk davası açmasını beklemek ve savunmaları o davada ileri sürmek veya şirketin dava açmaması halinde “makul süre” geçtikten sonra hükmen ibra davası açmaktır [2].
Şirketler hukukunda ortaklık ilişkisinin sona ermesine dair bir başka önemli konu olan limited şirket ortaklığından haklı sebeple çıkma ve ayrılma akçesi konusunu Limited Şirket Ortaklığından Haklı Sebeple Çıkma ve Ayrılma Akçesi yazımızda ayrıntılı olarak incelemiştik.
İlgili Yazılarımız
- Limited Şirket Ortaklığından Haklı Sebeple Çıkma ve Ayrılma Akçesi
- Limited Şirket Kamu Borçlarından Ortakların ve Müdürlerin Sorumluluğu
Kaynakça
Mevzuat
- TTK m. 424: İbra kararı
- TTK m. 553: Sorumluluk
- TTK m. 555: Şirketin tazminat davası
- TTK m. 556: Pay sahiplerinin dava hakkı
- TTK m. 558: Sulh ve ibra
- TTK m. 560: Zamanaşımı
Yargı Kararları
- [1] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/12403 E. 2018/4469 K.
- [2] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/747 E. 2015/8180 K.
- [3] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/15388 E. 2016/4620 K.
- [4] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/11361 E. 2016/6617 K.