8 Ekim 2026 itibarıyla UYAP Avukat Portal’a giren her avukat, ekranında bir “Önemli Duyuru” ile karşılaşıyor. Duyuru, sisteme olağan dışı yük bindiren otomatik işlemlerin tespit edilmesi hâlinde, Avukat Portal Kullanım Sözleşmesi’nin 9. maddesi uyarınca ilgili kullanıcıların erişiminin engelleneceğini bildiriyor.
Metinde “yapay zekâ araçları” ifadesi açıkça geçiyor. Bu yüzden ilk okumada akla gelen soru şu: UYAP, yapay zekâ kullanan avukatlara kapıyı mı kapatıyor? Duyurunun metni dikkatle okunduğunda cevap açık: Hayır. Hedef yapay zekâ değil, kötü tasarlanmış sistem mimarileri.
Duyurunun asıl ölçütü: araç değil, kullanım biçimi
Duyuru yapay zekâ araçlarını, robot yazılımları ve otomatik sorgulama araçlarını birlikte sayıyor. Ancak yaptırımı bu araçların varlığına bağlamıyor. Belirleyici olan, bu araçlarla “normal kullanım akışı dışında çok sayıda ve tekrarlayan işlem” yapılması ve bunun sunuculara olağan dışı yük bindirmesi.
Bu ayrım önemli. Aynı yapay zekâ teknolojisi, bir mimaride UYAP’ı yüzlerce gereksiz sorguyla yorabilir, başka bir mimaride ise bir avukatın kendi eliyle yapacağından daha az yük oluşturabilir. Dolayısıyla avukatların bu duyurudan çıkarması gereken ders “yapay zekâ kullanmayın” değil, “kullandığınız aracın UYAP’la nasıl konuştuğunu bilin” olmalı.
Kaygı meşru, yöntemin sınırları var
Duyuruyu teknolojiye karşı bir hamle olarak okumak kolay, ancak isabetli değil.
UYAP, her gün on binlerce avukatın, mahkemenin ve icra dairesinin aynı anda kullandığı kamusal bir altyapı. Sunucu kaynakları sınırlı. Bir yazılımın kısa sürede binlerce gereksiz sorgu göndermesi, duruşmasına hazırlanan ya da süreli bir işlemi son gün yapmaya çalışan bir başka meslektaşımız için sistemi yavaşlatıyor. Duyurunun korumaya çalıştığı şey, adalet hizmetine eşit erişim. Hukuk teknolojisi şirketlerinin bu kaygıyı paylaşması, kalıcı ve güvenilir bir ekosistemin ön koşulu.
Ancak kaygının meşru olması, her yöntemin de meşru olduğu anlamına gelmiyor. İdare, sunucu kaynaklarını korumak için teknik iyileştirmeler yapabilir, kapasiteyi artırabilir ya da ölçülü filtreler uygulayabilir. Avukatın UYAP’a erişimi ise savunma hakkının ve mesleki faaliyetin ayrılmaz bir parçası. Bu erişimin bir kullanım sözleşmesi maddesine ve bir portal duyurusuna dayanılarak tamamen kesilebilmesi, kanuni dayanak ve ölçülülük açısından ciddi sorular doğuruyor. Meslektaşlarımızın bu yöndeki itirazları da bu nedenle haklı bir zemine dayanıyor. Maddenin kapsamı ve uygulamasına dair ayrıntılı değerlendirmemiz madde 9 ihlali yazımızda.
Sağlıklı bir denge için üç şey gerekli: hangi kullanımın “olağan dışı” sayıldığına dair ölçütlerin açıkça yayımlanması, kısıtlamadan önce avukata bildirim yapılması ve etkili bir itiraz yolunun bulunması. Kısacası teknik önleme evet; mesleki faaliyeti tümüyle durduran bir yaptırım ise ancak kanunun açıkça tanıdığı bir yetkiyle ve son çare olarak gündeme gelmeli.
İki farklı mimari, iki farklı yük
UYAP’la entegre çalışan hukuk teknolojisi ürünlerinde temelde iki yaklaşım var.
Birincisi “önce her şeyi çek, sonra bak” yaklaşımı. İçinde 100 evrak bulunan bir dosyada sistem, kullanıcının o anki işi için kaçına ihtiyaç duyulduğuna bakmadan 100 evrakın tamamını indirir. Dosya güncellendikçe aynı işlemi tekrarlar. Bu yöntem teknik olarak kolaydır, ama hem UYAP’a hem de ürünün kendi altyapısına gereksiz yük bindirir.
İkincisi “yalnızca gerekeni al” yaklaşımı. Sistem önce yapılacak işi anlar, ardından yalnızca o iş için gerçekten gerekli olan evraklara erişir. Aynı 100 evraklık dosyada bu, çoğu zaman yalnızca birkaç evrak demektir. İstekler belirli bir hız sınırı içinde gönderilir, arka planda kullanıcının haberi olmadan toplu tarama yapılmaz.
Hammurabi ilk günden bu ikinci yaklaşımla tasarlandı. Sistem UYAP’a avukatın kendi oturumu üzerinden bağlanıyor, yalnızca işin gerektirdiği evraklara erişiyor ve istekleri hız sınırıyla gönderiyor. Bu tercih bir düzenlemenin zorunlu kılmasıyla değil, doğru mühendisliğin gereği olarak yapıldı. Mimarinin tam dökümü UYAP entegrasyonu sayfamızda. Bugün UYAP’ın duyurusu, aynı ilkeyi kamusal düzeyde ifade ediyor.
Bu yalnızca bir sunucu meselesi değil
Gereksiz evrak çekmenin bir de görünmeyen maliyeti var. Bir dava dosyasındaki evraklar; müvekkillerin, karşı tarafların, tanıkların ve çoğu zaman üçüncü kişilerin kişisel verilerini içerir. İhtiyaç duyulmayan her evrakı indirmek, ihtiyaç duyulmayan kişisel veriyi işlemek demektir.
KVKK’nın 4. maddesi, kişisel verilerin işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmasını temel ilke olarak sayıyor. Dolayısıyla “yalnızca gerekeni al” yaklaşımı, UYAP’ın yükünü azaltmanın yanında veri minimizasyonu ilkesinin de teknik karşılığıdır. Avukatlar için bu, hem sistem erişimi hem de veri sorumluluğu açısından daha az risk anlamına geliyor.
Avukatlar kullandıkları araca ne sormalı?
Bu duyurunun ardından avukatların, kullandıkları hukuk teknolojisi ürünlerine şu soruları sorması yerinde olur:
- Dosyadaki tüm evrakları mı indiriyor, yoksa yalnızca işin gerektirdiklerini mi?
- UYAP’a gönderilen isteklerde bir hız sınırı uygulanıyor mu?
- Ben bir işlem başlatmadığımda arka planda otomatik sorgu yapılıyor mu?
- Sisteme kimin oturumu üzerinden ve hangi yetkiyle bağlanılıyor?
- Daha önce alınmış veriler gereksiz yere yeniden sorgulanıyor mu?
Bu soruların cevabını net biçimde veremeyen bir ürün, bugün hem kullanıcısının UYAP erişimini hem de veri güvenliğini riske atıyor olabilir. Engelin hangi kullanım biçimlerinde gündeme geldiğini ve bir avukatın bugün neyi kontrol etmesi gerektiğini UYAP erişim engeli yazımızda madde madde anlattık.
Önümüzdeki adım: ortak bir standart
UYAP’ın duyurusu, Türkiye’de hukuk teknolojisi için bir dönüm noktası olabilir. Bugüne kadar “UYAP’la entegre çalışıyoruz” demek bir ürünü tanıtmaya yetiyordu. Bundan sonra soru, nasıl entegre çalışıldığı olacak.
Bu noktada Bakanlık ile hukuk teknolojisi sağlayıcıları arasında şeffaf bir diyaloğa ihtiyaç var. Hangi kullanım biçiminin “normal kullanım akışı” sayılacağı, kabul edilebilir istek sıklığının ne olduğu ve teknoloji sağlayıcılarından hangi teknik güvencelerin beklendiği açıkça tanımlanırsa, hem UYAP korunur hem de avukatlar teknolojiyi tereddüt etmeden kullanabilir.
Yapay zekânın hukuk pratiğinde kalıcı bir yer edinmesinin yolu, kamusal altyapıya saygılı, ölçülü ve şeffaf sistemler kurmaktan geçiyor. Bugünün tartışması, sektörü bu yöne taşımak için bir fırsat.
İlgili kaynaklar: hukuk yapay zeka asistanı · yapay zeka hukuk asistanı · hukuk yapay zeka programı